(765 S. K. m. 64, 65, 448)
Dava: Nusret ... fer'i fail şekilde kasten öldürmekten sanıklar Erkan ... ,Celal ... ile Uğur ... yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine sanık Erkan ... ertelenmiş cezasının aynen infazına ilişkin Adana İkinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 9.4.1997 gün ve 238/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve müdahiller tarafından istenilmiş sanık Celal Üstündağ duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık Celal Üstündağ'ın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Erkan, Celal ve Uğur'un suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına kısmen uygun şekilde kısmen bozmada saptandığı üzere hatalı olarak suç niteliği tayin, sanıklar Erkan ve Celal yönünden tahrike ilişkin cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, gerekçesi belirlenerek takdiri indirime karar verilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin Uğur yönünden sübuta, sanık Celal yönünden vasfa, tahrikin varlığına ve ağır nitelikte olduğuna vesaireye değinen sanık Erkan yönünden tahrikin varlığına yönelen müdahiller vekilinin suçun tasarlanarak işlendiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Tanık olarak dinlenen ve anlatımları safahatta değişmeyen maktülün eşi Fatma, oğlu Osman ve yeğeni Selim'in görgüye dayalı beyanları ve teşhisleriyle, sanık Erkan'ın bıçaklamayı icra eden uzun boylu kişi ve sanık Celal'in onun yanında bulunan fer'i fail olduğu, bu itibarla sanık Erkan'ın TCY.nın 448, Celal'in ise 448, 65/3 ncü maddeleri uyarınca cezalandırılması icap ettiği gözetilmeden kanıtlarla ilgili değerlendirilmede hataya düşülerek, asli failin saptanamadığından bahisle TCY.nın 65/3 ncü maddesinin uygulanması,
b) Maktül Nusret'in, sanıklar Erkan ve Celal'le hiçbir çekişmesinin olmaması, bir kız meselesinden dolayı maktülün kardeşi Osman'ı olaydan bir süre önce döven sanık Uğur'un maktül ve ailesine husumet beslediğinin ve katil olayı öncesinde Erkan ve Celal'in sanık Uğur ile görüşerek maktülün evine yöneldiğinin, sanık Uğur'un da onlarda gittikten sonra uzakta beklediğinin anlaşılması, maktülün evinin kapısını çaldıklarında sanık Erkan'ın, kapıya çıkan maktüle hitaben; Nusret sen misin, seninle bir şey konuşacağız diye hitap ettiğinde maktülün, ben seni tanımıyorum cevabını vermesinin; bu iki sanığın maktül tarafından tanınmadığı gerçeğini ortaya koyması, maktül ile hiçbir tanışıklığı ve ilişkisi olmayan bu iki kişinin onu çağırması ve evden çıktığında öldürmelerinin, sanık Uğur tarafından azmettirilerek olay yerine gönderildiklerini kabule sevk eylemesi karşısında; sanık Uğur'un TCY.nın 64/2 nci maddesi sevkiyle 448 nci maddesi uyarınca cezalandırılması yerine değerlendirme ve vasıflandırmada hataya düşülmek suretiyle yasanın 65/3 ncü maddesinin sanık Uğur hakkında tatbiki,
c) Savunmalarında ortaya konulan ve maktül Nusret ile Ali ve Nafiz'in olaydan bir gün önce kendisi ve babasını dövmek için evine geldiklerine ilişkin olan iddianın, eğer gerçek ise, sadece sanık Uğur yararına tahrik oluşturabileceği gözetilmeden soruşturma kapsamına alınmayarak ve kararda da tartışması yapılmayarak, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Sonuç: Yöntem ve yasaya aykırı ve müdahiller vekili ile sanık müdafiilerinin temyizi bu yönleriyle isabetli görülmekle tebliğ namedeki görüş kısmen benimsenerek her üç sanıkla ilgili hükümlerin BOZULMASINA, 21.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy