(765 S. K. m. 64, 450)
Dava: Halil İbrahim ... ile Musa ... ü aynı sebep ve kasıt altında öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Haydar ..., işbu ölümle biten kavgaya feri fail şekilde katılmaktan sanık Mazhar ... un yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin İzmir Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 7.5.1997 gün ve 364/112 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahiller taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğ name ile Dairemize gönderilmekle;
İncelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Sanıklar vekilinin süreden sonraki temyiz itirazlarının reddine, Sanık Haydar'ın kullandığı 9 mm. çapında tabanca ile maktüle ait olan 7.65 çapındaki tabancadan başka silah ele geçirilmediği olay yerinde bulunan boş kovanların bu iki silaha ait olması ve mevcut şahadetin savunmalardaki açıklamaya göre maktül Halis İbrahim'den çıkarılan 9 mm. çapında 3. çekirdek ile maktül Musa'dan çıkartılan 9 mm. çapında 1.çekirdeğin bu tabancalardan atılıp atılmadığının araştırılması hususundaki tebliğ namedeki tevsii tahkikata ilişen bozma isteğine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Haydar ... un suçlarının ve sanık Mazhar'ın maktül Halis İbrahim'e karşı işledikleri suçların sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiştir, Ancak;
21.12.1995 tarihinde sanıkların kardeşi Muzaffer'in öldürüldüğü bu olay nedeniyle maktül Halis İbrahim hakkında asli failleri azmettirmekten TCK. nun 64/2. nci maddesi delaletiyle 450/4.den dava açıldığı, açılan bu davadan 12.9.1996 günü duruşmasının yapılacağını bilen sanıkların bu duruşmaya geleceğini düşünerek maktül Halis İbrahim'i öldürme kararı vererek sanık Haydar ... un 9 mm. çapında tabancasını kardeşi sanık Mazharın keser alarak birlikte 11.9.1996 günü doğudan gelecek araçları beklemeye başladıkları ve Kars İlinden gelen S... Kars firmasına ait otobüste maktül Halis İbrahim'i görünce otobüsün boşalmasını bekleyip, boşalan otobüse bindikleri ve sanık Haydar'ın 9 mm.lik tabancasını çekerek ateşe başladığı kendisini koruma çabasında maktül Halis İbrahim'in silahını çekmesi üzerine sanık Mazhar'ın onun eline keserle vurarak silahını düşürdüğü ve maktül Halis İbrahim'i savunmasız bıraktığı böylece sanık Haydar'ın da maktül Halis İbrahim'i öldürme eyleminin de sonucu aldığı, maktül Halis İbrahim'in amcazadesi olan maktül Musa'nın kaçmaya çalıştığı esnada ona da sanık Haydar'ın ateş ederek öldürdüğü ve kaçmaya kalkıştıkları, suç aletleri ile yakalandıkları, suç delili sanık Haydar'ın silahı maktülden alınan 7.65 çaplı silah ve sanık Mazharın kullandığı keserin elde edilmesi ile sanıkların tevil yollu ikrarları ve şahadetle anlaşılmıştır.
Bu oluş içinde;
a) Sanıklar Haydar ... ve Mazhar ... un maktül Halis İbrahim'i birlikte öldürme kararı vererek otobüs terminalinde bekleyerek birbirilerine icrai hareketlerde de yardımcı olarak öldürdüklerinin kabulü ile TCK.nun 64, 450/4 ncü maddesi ile cezalandırılması gerekliliğinin düşünülmemesi,
b) Maktül Halis İbrahim'in sanıkların kardeşi Muzaffer'i öldürmeleri için asli failleri azmettirmesi iddiası ile açılan dava dosyası incelenerek her iki sanığın bu suçu işlemelerinde kanuni tahfif sebebinin varlığının ve derecesinin değerlendirilmemesi,
c) Sanık Haydar ... un kardeşini öldürttüğünü düşündüğü ve yargılanması için davaya gelen maktül Halis İbrahim'in yanında gördüğü amcazade maktül Musa'yı hiçbir sebep yok iken mücerret Halis İbrahim'in akrabası olması nedeniyle aradan geçen zamanın kan gütme için kıstas olamayacağı dikkate alınmadan kan gütme saiki ile veya olayın tanığı olması bakımından delili ortadan kaldırmak için yahut maktül Halis İbrahim'i öldürmesini engellemek için mi öldürdüğü hususu tartışılarak sanık Haydarın değişen sebep altında maktül Musa'yı öldürmesinden karar verilmemesi,
d) Sanık Mazharın maktül Musa'nın öldürülmesinde katkısının bulunmaması nedeniyle bu maktüle karşı eyleminden beraat kararı verilmesi gereğinin düşünülmemesi yasaya aykırı olup müdahil vekilinin temyizi nedeniyle hüküm kısmen tebliğ namedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 26.11.1997 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy