(765 S. K. m. 448, 450/1-5, 462/2-son, 59, 10/a)
Dava: Kızı E. ile M.'i zina halinde iken öldürmekten sanık Hayati'nin yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin (Düzce Ağır Ceza Mahkemesin)den verilen 14.10.1997 gün ve 30/126 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdahiller tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1. Müdahillerin yetkileri bulunmadığından vekillerin maktüle E.'in öldürülmesinden kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin reddine,
2. Toplanan deliller karar yerince incelenip, sanığın Almanya'da iken işlediği suçların sübutu kabul, cezayı azaltıcı yasal ve takdiri indirim sebeplerinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin teşdiden ceza tayin edilmemesi, TCK.nun 49. maddesinin uygulanması ve TCK.nun 462, 79. maddeleri gözetilerek cezanın alt hadden tayin edilmesi gerektiğine, müdahiller vekilinin TCK.nun 462. maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelik ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Oluşa uygun şekilde subutu mahkemece de kabul edilen olayda, sanık H.'nin başkası ile evli olan kızı E.'i, M.'le zina ortamında iken yakalayıp ev içinde ikisini birlikte öldürdüğünün anlaşılmasına TCK.nun 450. maddesinin diğer bentlerinin uygulanamıyacağı hallerde TCK.nun 450/5. madde ve bendinin uygulanması gerektiğine yönelik istikrar bulan Dairemiz içtihatlarına göre;
Sanığın,
a) Kızı olan maktüle E.'in öldürmekten TCK.nun 450/1 delaletiyle TCK.nun 462/son, 59. maddeleri uyarınca,
b) Maktül M.'i öldürmekten TCK.nun 448 delaletiyle TCK.nun 462/2, 59. maddeleri uyarınca,
Her bir maktül yönünden ayrı ayrı cezalandırılması ve her bir eylem için Türk Ceza Kanununa göre tespit edilen sonuç ceza süresi ile Alman Ceza Yasasının 212, 213, 46 ve 211, 49. maddelerine göre araştırma yapılarak verilmesi gereken ceza süreleri tespit edildikten sonra, TCK.nun 10/a, maddesi gereğince Alman Ceza Yasası ile Türk Ceza Kanunundan hangisi uygulamada sanık lehine sonuç verecekse o kanun gözönünde bulundurulmak ve Alman Ceza Yasasında tanımlanan suça Türk Ceza Kanununa göre verilmesi gereken ceza veya Türk Ceza Kanununda bulunup Alman Ceza Yasasındaki cezaya en yakın cezanın çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve Alman Ceza Yasası ile ilgili yeterli araştırmada yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı sanık ve müdahiller vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 07.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy