(765 S. K. m. 457)
Dava: Mehmet ..... yı 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralamaktan sanık İsa ..... yapılan yargılanması sonunda:
Hükümlülüğüne ilişkin Uşak Ağır ceza Mahkemesinden verilen 27.1.1998 gün ve 115/14 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Köy muhtarı da olan sanık İsa, tüfeğinin elinden mağdur-müdahil Mehmet tarafından alınıp götürüldüğünü, gece vakti ilerde tüfek patlaması işittiğini, Mehmet'i kendisinin yaralamadığını savunmuş, müdahil Mehmet ise, sanık İsa'nın kendisini tüfekle yaraladığını, üzerine atılarak tüfeği çekip aldığını, sonra da tüfeği ilerde ki köprü betonuna vurarak, kızıp dereye attığını ileri sürmüştür.
Evi, tüfeğin vurulup kırıldığı köprü menfezinin hemen yakınında bulunan tanık Fikret .....in menfez tarafından gelen silah sesi ile uyanarak dışarı çıktığı ve akabinde bir kişinin vuruldum diye bağırdığını duyduğu, silah patlama sesinden sonra kesinlikle av tüfeğinin herhangi bir sert zemine vurularak kırılma sesi duymadığı, olsaydı mutlaka duyması gerektiği yolundaki ifadesi, sanığın komşusu bulunan tanık Aydın un, sanığın evi önünde elindeki tüfek alınırken herhangi bir silah patlaması vuku bulmadığını açıklayan beyanı, sanığın, tüfeğinin elinden alındığı evi yakınlarında hiç kan izi görülmeyip, tüfeğin vurulup kırıldığı köprü menfezinde yoğun şekilde başlayan kan izlerinin mağdurun olayı takiben gittiği Halil İbrahim ......ın evi istikametinde devam ettiğini gösteren olay yeri krokisi, mağdurun pantolonunun apış arasından giren penis ve testisinden ve ayrıca sağ el 5 parmaktan yaralanmasına yol açan av tüfeği atışının, yakın atış mesafesi olan 1 metre dahilinden yapıldığına dair Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporları karşısında, mağdurun değil, sanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğinin düşünülmeyerek beraeti yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy