(765 S. K. m. 10, 51, 59, 448)
Dava: Erdoğan'ı kasten öldürmekten sanık Şeref'in yapılan yargılanması sonunda; TCK.nun 448 ve Alman Ceza Kanunun 212/1. maddesi gereğince hükümlülüğüne ilişkin (Bakırköy Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 11.11.1997 gün ve 109/214 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında başkaca isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın bir sebebe dayanmıyan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
16.4.1994 tarihinde Federal Alman Cumhuriyetinin Kreis Neu Ulm İlçesinde eniştesi maktül Erdoğanı otomobiliyle kasten çarparak öldüren ve Türkiye'de yargılanan sanık Şeref'in ceza yaptırımında TCY.nın 10/a maddesinin tatbiki gerekmesine, fevren öldürme niteliğinde gerçekleşen bu olaya, sanığın kızkardeşiyle resmen evli iken ve bu evlilikten bir de çocukları doğmuşken maktülün bir başka kadın ile dost hayatı yaşayarak kızkardeşinin evliliğini sarsmaya neden oluşu biçimindeki tahrik halinin sebebiyet verdiğine, bu durum karşısında Alman Ceza Yasasının tahriksiz öldürmeyi düzenleyen 212/1 nci maddesindeki yaptırımın değil tahrikli öldürmeyi düzenlemiş olan 213 ncü maddesindeki yaptırımın mukayeseye ölçü tutulması gerektiğine, TCY.nın 10/a maddesindeki düzenleme ve bu düzenleme paralelindeki Dairemizin içtihatlarına göre; uygulama bakımından lehte sonuç doğuracak yasanın Türk veya Alman Ceza Yasası mı olacağının değerlendirilerek sonuca varılması ancak bu tespitin TCY.nın uygulanabilir maddeleri ile 10/a maddesi yazılarak hüküm tesisinin gerekeceğine, bu genel açıklama uygulamaya dönüştürüldüğünde TCY.nın 448,51/1,59. maddelerinin en lehe tatbiki ile saptanacak 15 yıl ağır hapis cezasına daha lehte ceza öneren Alman Ceza Yasasının 213 ncü maddesindeki azami ceza süresi olan beş yıl hapsin en yakın ceza oluşu itibarıyle verilmesi mümkün ve zorunlu cezanın beş yıl olacağında kuşku bulunmamasına, hâkimiyet kuralı gereğince hükmün; "TCY.nın 448,51/1,59. maddelerine uygun eylemde bu suç tipine uyan ve uygulamada lehte sonuç verecek olan Alman Ceza Yasasının 213. maddesindeki cezaların azami süresi olan 5 yılın en yakın ceza oluşu nedeniyle TCY.nın 10/a maddesi uyarınca 5 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına" tarzında kurulması icap etmesine binaen,
Bu yönde hüküm kurulmayarak tahriksiz öldürmeyi düzenleyen Alman Ceza Yasasının 212/1. maddesini esas almak ve hem Türk hemde Alman Ceza Yasalarının tatbiki ile karma uygulamaya yönelmek suretiyle sonuç ceza süresi doğru, ancak hüküm sistematiği hatalı biçimde karar verilmesi yasaya aykırı ve sanığın duruşmalı incelemede de tekrarladığı temyiz nedenleri ile yerel C. Savcısının temyizi bu yönüyle isabetli görülmekle hükmün BOZULMASINA, tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 01.07.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy