(765 S. K. m. 51, 59, 79, 448, 450)
Dava: Ali ... kangütme saikiyle öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Ümit ... yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Bakırköy Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.12.1997 gün ve 260/346 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; İncelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 Sayılı Kanuna muhalefete dair suç niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, sair yönlerden savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin fiilin TCK.nun 448.nci maddesine uyduğu görüşü ile suçun vasfına, usule yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
25.2.1986 tarihinde meydana gelen ve sanık Ümit'in babası Bektaş'ın öldürüldüğü olayda; maktül Ali ..., hiç icap etmediği halde kendisine sert çıkan ve hücum edip kavgayı başlatan Bektaşı eve gidip, tabancasını alıp onun bulunduğu dükkana gelip birden çok ateş edip öldürdüğü kabul edilerek TCK.nun 448, 51/1.nci maddesi gereğince mahkum edildiği ve cezasını çekerek 1993 yılında tahliye olduktan sonra köyünü terk ederek İstanbul'a gidip ... semtinde iskan etmeye, seyyar satıcılık yaparak geçimini temin etmeye çalıştığı,
Sanık Ümit'inde olaydan önceki tarihlerde iş arama gayesi ile İstanbul'a gittiği ve Fatih semtinde oturan ablasının yanında misafir olarak kalmaya başladığı, olay günü farklı ve çok uzak konumdaki maktülün ikamet ettiği Yenibosna semtine yanında tabancası da olduğu halde gelerek pazarda bulduğu maktülün boğazından tutup silahını çekip baş, göğüs ve vücudunun muhtelif yerlerinden 5'i müstakilin öldürücü nitelikte olmak üzere 6 mermi çekirdeğinin isabeti sonucu yaralanmasına ve ölümüne, olayla ilgisi olmayan ve tesadüfen orada bulunan mağdurunda yaralanmasına neden olduğu anlaşılmakla;
Maktül Ali'nin bu husumetin yarattığı kışkırtmanın sonucu olarak ve tasarlanmak suretiyle öldürülmesinin kan gütme saikiyle iribatlandırılamayacağı, babasının öldürülmesinin yarattığı elemin devam etmesi karşısında bir başka saikle birlikteliği görülmeyen ve öğeleri arasında tahrik unsuru bulunmayan kan gütme saikinin sanık Ümit yönünden ortadan kalkacağı,
Önceki öldürme eyleminde maktül Ali'nin tahrikten yararlandırılması ve verilen cezasını da çekmiş bulunması nedeniyle, sanık yararına kabulü gereken tahrikin basit düzeyde olacağının kabulü icap edeceği düşünülmeyerek TCK.nun 79.ncu maddesi delaleti ile 450/4, 51/1, 59 ncu maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken sanık Ümit'in kan gütmeden sorumlu tutulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyizi bu nedenle isabetli görülmekle tebliğnameye aykırı olarak öldürmeye ilişkin hükmün BOZULMASINA, 08.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy