(765 S. K. m. 29, 51, 448)
Çetin ...'i kasten öldürmekten sanık Halil ...'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.7.1998 gün ve 259/72 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdahiller tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Müdahiller Sertan, Kumru ve Gülsen ... vekilinin temyiz dilekçesinde adları geçen Tülay ... ile Selçuk ...in davaya katılmak istediklerine dair herhangi bir dilekçelerinin olmadığı gibi bu konuda verilmiş müdahillik kararı da olmadığından Tülay ve Selçuk ...in temyiz istekleri ile yetkisi bulunmadığından müdahiller vekilinin duruşma talebinin reddine, Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın cezanın teşdiden tayininin yerinde olmadığına, müdahillerin tahrikin bulunmadığına, vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın hasta çocuğunun tedavisi için maktülden aldığı 10 milyon lira borcunu faiz ile ödediği halde tefecilikle uğraşan maktülün iade edilmeyen senet nedeniyle defalarca sanığın elinden senet alarak icra yolu ile takibe geçtiği 15.4.1994 vade tarihli 3.750.000.-lira için 17 nci icrada borçlu Halil'in borcunu tamamen ödediğinden 17.8.1994de icra takibinin kalktığı belirtildiği halde yine senetlerin icra yolu ile takip edildiği anlaşılmış ve sanığın savunması samimi görülmüş maktülden kaynaklanan haksız hareketlerin hafif tahrikten ileri olup ağır tahrik düzeyine ulaştığı sonucuna varılmış olmakla TCK.nun 29 ncu maddesine göre adil oranda indirim yapılarak TCK.nun 51 nci maddesinin 2 nci fıkrasının uygulanması gerektiğinden sanık vekilinin temyizi nedeniyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 24.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy