(765 S. K. m. 29) (1412 S. K. m. 310)
Dava: Mustafa ...'ı silahla yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Nurettin ...nin yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin İstanbul Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.7.1998 gün ve 16/126 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Sanık müdafiine hükmün yüzüne karşı 7.7.1998 tarihinde tefhim edildiği, sanık müdafiinin temyiz dilekçesini 15.7.1998 tarihinde vermek suretiyle CMUK. nun 310 ncu maddesindeki süreye riayet etmediğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteği ile, müdahil vekilinin sanığın memnu silah taşımaktan, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen hükmü temyiz yetkisi olmadığından bu temyiz talebinin de talebe uygun olarak reddine,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın silahla yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozma dışında incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın üzerine isnat edilen silahla yaralama suçunu hafif tahrik altında işlediği kabul edilmiş ise de; sanık müdahil-mağdurun halasının kocası olduğu, eşi ile köyde ilişkisi olduğunu fark ettiğini hatta bir seferinde eşi ile mağdurun birbiriyle işaretleşirken gördüğünü mağduru ikaz ettiğini, belirtmesine rağmen, o anda herhangi bir harekette bulunmaması, İstanbul'da müdahilin çalıştığı mahalleye giderek müteaddit defalar yakın mesafeden ateş ederek sağ ve sol bacağından silahla yaraladığını belirtmesi,
Müdahil mağdurun felçli ve dilsiz olduğu sanığın eşinin kızı yaşında olduğunu, herhangi bir şekilde aralarında bir ilişkinin söz konusu olmadığının sanık tarafın köydeki arazinin elinden almak için sanığın bu suçu işlediğini iddia etmesi karşısında;
Suçun sanığın iddia ettiği sebepten mi, yoksa müdahil mağdurun iddia ettiği sebepten mi meydana geldiği yeterince araştırılmadan, sanığın mücerret beyanına itibar edilerek hafif tahrik hükmünden istifade ettirilmesi,
Kabule göre de;
Sonuç: Sanığın müdahil mağdura müteaddit defalar ateş ederek raporunda belirtildiği gibi her iki bacağından yaralanması olayında, sanığın cezasının TCK. nun 29/5 nci maddesi gereğince asgari haddin üzerinde ceza verilmesi gerekirken asgari hadden ceza verilmesi, Kanuna aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 18.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy