(765 S. K. m. 33, 448)
Dava: Mustafa'yı kasten öldürmekten sanık Bayram'ın yapılan yargılanması sonunda hükümlülüğüne ilişkin (Bafra Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 21.10.1998 gün ve 106/91 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile müdahiller taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Müdahillerin yetkisi bulunmadığından vekillerinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine,
2- a) 13.7.1998 tarihli keşif zaptının 1, 2 ve 3. sayfalarında katip imzasının bulunmaması, duruşmada okunan keşif tutanağına itirazın vuku bulmaması, esasen zaptın son sayfasının katip tarafından imzalanmış olması ve hükme esas alınan diğer kanıtlarda gözetilerek, sonuca etkili hususlar olarak kabul edilmemiş ve bozma nedeni sayılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire dayalı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık vekilinin duruşmalı inceleme sırasında; eksik soruşturmaya, vasfa, tahrikin derecesine, kararda gerekçe bulunmadığına, müdahiller vekilinin; TCK.nun 51. maddesinin uygulanması gerekmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nun 33. maddesi uyarınca, sanığın ceza süresi içinde yasal kısıtlılık halinde bulundurulmasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, ceza süresi kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve bu itibarla sanık vekilinin temyiz itirazı yerinde ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında TCK.nun 33. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün "TCK.nun 33. maddesi uyarınca sanığın ceza süresi içinde yasal kısıtlılık halinde bulundurulmasına" şeklinde düzeltilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan ve re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy