(765 S. K. m. 33, 51, 66, 450, 65, 55, 59)
Dava: Babası A.'i öldürmekten sanık E. ile işbu adam öldürme suçuna yardım ve müzaherette bulunmaktan sanık C.'in yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 8.10.1998 gün ve 21/93 sayılı hüküm sanık E. amacının babasını öldürme suçu ciheti yönünden re'sen temyize tabi olmakla beraber kendisine ait mahkumiyet ciheti sanık C. tarafından da duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Açıklanan kısa kararda imzaların yöntemince ve eksiksiz olarak atılması nedeniyle gerekçeli kararın sadece muhalefet paragrafının mahkeme Başkanı tarafından imzalanmaması bozmayı gerektirir usul hatası sayılmamış, mahallinde imza eksikliğinin giderilmesi mümkün görülmüştür.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar E. ve C.'in öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, tahrik ve takdire yönelik ve sanık C. yönünden yaşa ilişkin cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık C. müdafiinin temyiz layihasında ve duruşmalı incelemede eksik soruşturmaya ve sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
3- Usul yönünden
a) Beyanı tahrik uygulamasına esas alınan tanık H. D.'un yeminsiz dinlenerek CYUY.nın 56. maddesinin ihlali,
b) Mühürsüz olan ve bu eksiklik nedeniyle resmi belge niteliği kazanmayan Adli Sicil belgesiyle yetinilerek sanık Cemalettin hakkında hüküm tesisi,
4- Esas yönünden;
a) TCY.nın 51/1 ve 59. maddelerinin ayrı ayrı tatbikiyle, idam cezasında yapılacak indirimin aynı sonucu yaratmasının norm dengelerini bozacağı ve ceza adaletini zedeleyeceği görüşüyle kabul edilen ve zaman içinde süreklilik de kazanmış bulunan içtihatlara göre; yasanın 51/1. maddesiyle yapılan indirimin sonucu idamın müebbed ağır hapse dönüştüğü hallerde, 59. maddenin dahi zorunlu olarak uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanık E.'a fazla ceza tayini,
b) TCY.nın 66. maddesinin tatbikatında; maddenin cezayı artırıcı ve indirici özelliklerinin birbiri ardından sıralanarak ve madde bütünlüğü de bozulmayarak uygulanması gerekeceği, bu cümleden olarak, maktül A.'i oğlu E.'a yardım etmek suretiyle öldüren sanık C.'e TCY.nın 66. maddesi sevkiyle 450/1. maddesi uyarınca verilen idam cezasının 66/2. maddesi uyarınca indirilmesi icap ettiği, bu indirimle ceza belirlenirken, madde ile güdülen teşdide yönelik amaç gözetilerek ve bu konuda istikrar kazanmış içtihatlar da nazara alınarak 24 yıl ağır hapsin altına inilmemesi gerektiği, müteakip uygulamanın, yasanın 65/3, 51/1, 55/3 ve 59. maddeleri sıralamasıyla gerçekleştirilmesi gerekeceği düşünülmeyerek, 66. madde uygulaması ikiye ayrılıp diğer indirim nedenleri ara işlem haline sokularak yazılı biçimde sanık C.'e ceza tertip olunması,
c) TCY.nın 33. maddesinin 15-18 yaş grubundaki sanıklara uygulanmasına yasal engel olmadığı gözetilmeyerek sanık C. hakkında yaşı nedeniyle tatbike yer olmadığına hükmedilmesi,
Usul ve yasaya aykırı ve sanık C. müdafiinin temyizi ve duruşmadaki beyanları bu yönleriyle isabetli görülmekle sanık Emrullah hakkında re'sen de temyize tabi, kabili temyiz hükümlerin kısmen tebliğnamedeki görüş doğrultusunda BOZULMASINA, 17.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy