(765 S. K. m. 449, 450, 65/1-3, 51, 59, 66, 29)
Dava: Eşi Ahmet'i öldürmekten sanık T.'e, resmi eşini öldüren adı geçen sanığın bu eylemine eşi olduğunu bilerek yardım ve müzaherette bulunmaktan sanık Mustafa'nın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin, Alanya Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 7.11.1997 gün ve 60/165 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve müdahil tarafından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan, dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık Mustafa hakkında duruşmalı, diğer sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle temyizi hakkında duruşmasız ve de müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Mustafa müdafiinin duruşmalı incelemede suçun TCK. nun 296,297. maddelerine uyduğuna, Teslime müdafiinin ağır tahrikin varlığına, müdahiller vekilinin sanık Mustafa hakkında TCK. nun 64/1. maddesinin tatbiki gerektiğine ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Ancak;
1- Yasal yöntemle alınan ve yerel mahkemece dahi hükme dayanak tutulan hazırlık soruşturmasındaki beyanlarına göre;
Sanık T.'nin önceden karar verip, sebat ve ısrarla ve soğukkanlılık içinde, uyur vaziyetteki maktul kocasını boğarak öldürdüğü, eyleminde tasarlama halinin tüm öğelerinin gerçekleştiği, sanık Mustafa'nın ise, öldürmeye ilişkin olarak T. tarafından yapılan açıklama ve teklifleri önceleri reddetmiş olmasına karşın olaydan 20 gün kadar önce Fahrettin'den, 10 gün kadar önce de T.'den edindiği malumat üzerine sanık T.'nin suç işleme kararını önce takviye ettiği ve fiilden sonra maktulün cesedinin taşınmasına yardım vaadinde bulunarak asli maddi failin eylem kararlılığına varmasını sağladığı, bilahare aradan yeter süre geçmesine ve soğukkanlı değerlendirme olanağı da bulmasına rağmen yardımlaşma kararından dönmeyerek sanık Teslime tarafından öldürülen maktulü çuvalla taşıyıp foseptik çukura atmak suretiyle tasarlama altında eyleme fer'an katıldığı açık iken, sanık T.'nin 450/4., sanık Mustafa'nın ise 450/4, 65/1-3 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, fiilin ve yardımlaşmanın fevren gerçekleştiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 -Hükme dayanak tutulan hazırlık ifadeleri geçerli kabul edildiğinde; maktul tarafından zaman zaman dövülen ve bir ara evden kaçmak zorunda bırakılan sanık T.'nin bu olumsuzluğun etkisi ile kocasını öldürdüğü, sanık Mustafa'nın ise, arı kovanları ile serasına verilen zararın sorumlusunun maktul olduğuna yönelik duyulara inanarak T.'ye yardımcı olduğu kabul edilmek gerekeceğinden; bu anlatımların inandırıcı ve geçerli sayılıp sayılmadığı, reddediliyor ise hangi gerekçeler altında bu yoruma varıldığı, maktulün eşine yönelttiği ifade olunan şiddetin gerçek olup olmadığı gerçekse eşinin sanık Mustafa ile ilişki kurmasının ve onunla kaçmış olmasının yarattığı kızgınlıktan mı kaynaklandığı, sanık Mustafa'nın sera ve arılarına verildiği ifade olunan zararla maktul Ahmet'in irtibatlandırılmasının mümkün bulunup bulunmadığı, araştırılıp, hangi kanıtın yekdiğerine tercih edildiği de karar yerinde açıklanarak, sanıkların her biri için tahrik halinin var olup olmadığının, Yargıtay denetimini sağlar açıklıkta tartışılması gerekirken, gerekçeden yoksun bir reddiyeyle tahrik durumunun yokluğuna hükmedilmesi,
3- Kabule göre de;
Sanık Mustafa'nın hukuki durumu değerlendirilirken; eyleminde TCY. nın 66. maddesi sevkiyle tatbik edilen 449/1. maddesi uyarınca verilmiş müebbet ağır hapsin, aynı maddenin ikinci cümlesi uyarınca indirime tabi tutulup temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 65/1. maddesinin tatbiki gerekirken, 66. maddenin uygulanma bütünlüğü ihlal edilmek ve 65/1. maddesi indirimi araya sokulmak suretiyle TCY. nın 29. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve müdahiller vekili ile sanıklar müdafiilerinin duruşmalı incelemede de tekrar ettiği temyizleri isabetli görülmekle sanık Teslime yönünden re'sen de incelemeye tabi hükümlerin tebliğnamedeki görüş benimsenerek BOZULMASINA, 20.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy