(765 S. K. m. 39, 51, 452, 464)
Şahin'i kasten öldürmekten, Ahmet'i bıçakla yaralamaktan sanık Hüseyin, işbu ölümle biten kavgaya katılmaktan sanık Murat, ayrıca mütecaviz sarhoşluktan adları geçen sanıkların yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (Niğde Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 26/04/2000 gün ve 30/92 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş, sanık Hüseyin duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık Hüseyin hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Ani ölüme müsait baş bölgesi hedef seçilmek ve öldürücü efektife sahip kelebek bıçakla altı santim derine nüfuz eder tarzda sol kulak önüne şiddetle vurulup arter ve venin kesilmesine neden olunmak niteliğindeki vasıflı saldırının öldürme kastı dışında yorumlanamaması karşısında; bu eylem sonrasında sanık Hüseyin'in sergilediği davranışın, öldürmeye yönelik kastı hafifletmeye ve TCK.nun 452/1. maddesine mümas kastı aşan öldürme haline dönüştürmeye yeterli bulunmadığı düşüncesiyle, yerel mahkemenin suç vasfına yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamede önerilen ve TCK.nun 452/1. maddesine mümas bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozma gerekçeleri arasında kabul edilen tahrik halinin öncesinde sanıkların saldırgan sarhoşluk tezahürlerinin gerçekleşmesi nedeniyle her iki sanığın saldırgan sarhoşluğu sabit addedilmiş, inceleme dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Hüseyin müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında; suç vasfına, eksik incelemeye, mütecaviz sarhoşluk suçundan sübuta, vesaireye, sanık Murat müdafiinin; her iki suç yönünden sübuta yönelik ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
3- a) Haksız kışkırtma yönünden;
Sarhoşluğun etkisiyle oluşan buzda kayma ve çarpışma sonrasında çıkan tartışma evresinde araya giren bazı tanıklarca sanık Hüseyin'in uzaklaştırıldığı sırada mağdur Ahmet ile sanık Murat'ın alkollü oluşlarının da etkisiyle kavgalaştıkları, bu durumu gören maktul Şahin'in koşup Ahmet safında kavgaya karışması üzerine sanık Murat'ın istimdatta bulunduğu, bu durumu gören sanık Hüseyin'in kendisini uzaklaştıranlardan kurtulup kelebek bıçağını çekerek maktul Şahin'i öldürüp mağdur Ahmet'i de yaraladığı oluş ve kabulden anlaşıldığı halde sanıklar yararına TCK.nun 51/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b)Sanık Murat'ın suç vasfı yönünden;
Ölümle sonuçlanan kavgada maktul ve mağdurun karşı safında yer alan sanık Murat'ın "ölümle sonuçlanan kavgaya katıldığı" kabul edildikten sonra, eyleminin mağdura el uzatmak olduğu yönünde bir sübuta yönelmeden kabulle çelişkiye düşen bir uygulama sonucu TCK.nun 464/3. madde ve fıkrası yerine 464/2. madde ve fıkrasınca hükümlendirilmesi,
c) Sanıklar Hüseyin ile Murat'ın birbirinden bağımsız suçlardan mahkumiyetleri karşısında; sübut bulan suçları gereğince yapılan masraflar münhasıran o sanığa yüklenmek, müşterek nitelikli masraflar da eşit bölüştürülmek suretiyle yargılama giderlerinin hükme bağlanması gerekirken yazılı biçimde "hisseleri oranında" alınması kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık Hüseyin müdafiinin temyiz layihasında ve duruşmalı incelemede sanık Murat müdafiinin temyiz layihasında ileri sürdüğü temyiz nedenleri bu yönleriyle isabetli addedilmekle sanık Hüseyin'in öldürme suçuna ilişkin hüküm yönünden re'sen de temyize tabi sair hükümler itibarla kabili temyiz hükümlerin bozma nedenleri yönünden tebliğnamedeki görüşe uygun olarak BOZULMASINA, 20.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy