(765 S. K m. 31, 51, 62, 81, 448, 456)
Dava: C.'i uzuv tatilini niteliğinde yaralamaktan sanık T'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne iişkin (Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 26.10.1999 gün ve 28/122 sayılı hükmün yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık T.'un suçunun sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin; sübuta ve ağır tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Suç vasfı yönünden;
Öldürücü etkiye sahip tüfekle, iradi tevcih yaparak ve tevcih iradesini etkileyen bir dış oluşumun tesirinde kalmadan, birkaç metrelik yakın mesafeden, görüp hedef seçerek yapılan tek atışın, mağdur müdahil C.'e göbekten isabetle hayati tehlike oluşturur düzeyde yaraladığı, ameliyata alınan C.'in kolesistektomi ve kolestomi sonucu uzuv tatiline maruz kalarak yaşama döndürülebildiği, oluş ve kabulden anlaşılmakla, başkaca atış yapılmamasının veya geçmişte önemli bir husumetleri olmamasının eylemle açığa çıkan öldürme kastını reddetmeye etkili olamayacağı gözetilmeden, TCY'nin 448, 62. maddelerince mahkûmiyeti ve 31/1. maddenin uygulanması yerine suç vasfında yanılgı ile 456/3, 457/1, 31/2. maddelerince hüküm kurulması,
2- Haksız kışkırtma yönünden;
Olay öncesinde, mağdur müdahil C.'in yeğeni Ö.'e karşı tehlikeli tarzda otosunu kullanması, ardından köye vardığında da tüfekle olay yerine gelip ailenin tümünü küfürle tahrik etmesi gibi, kendisinin neden olduğu kışkırtıcı davranışlar karşısında sanığın tahrik hükümlerinden yararlandırılmaması gerekirken; olayda gerçekleşmeyen bir kuşkunun varlığına ve kimin hakareti başlattığının belirsiz olduğuna işaretle yasanın 51/1. maddesinden yararlandırılması.
3- Tekerrür uygulaması yönünden;
Sanığın hapisten dönüştürülerek saptanan ağır para cezasına ilişkin geçmiş sabıkasının infaz tarihi araştırılarak TCY'nin 81/2. maddesinin tatbik yeri olup olmadığının tartışmasız bırakılması,
4- Uygulamaya göre;
30.6.1995 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak 3 ila 5 yıl arası ağır hapis cezasına üç yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklama fer'i cezasının tatbiki gereğine uyulmaması,
5- Reşit olup müdahil olarak bizzat kamu davasında da temsil olunan mağdur C.'in yanı sıra eşi olan A.'in de müdahil sıfatıyla kamu davasına katılamayacağının ve kendisi yararına, vekille temsil olunduğundan bahisle ücreti vekalete hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık T. müdafiinin temyizine hasren bozmayı gerektirmekle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakka riayet koşuluyla sanık T. hakkındaki hükmün kısmen tebliğnamedeki görüş doğrultusunda (BOZULMASINA), 4.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy