(765 S. K. m. 29, 51, 59, 81)
Dava: Öldürmek kastı olmaksızın müessir fiil neticesi Hürol Hepçakıcı'nın ölümüne sebebiyet vermekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Bilgi Sarı, resmi mercileri iğfalden sanık Hüseyin Savaş Celep'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ve sanık Mehmet Sarı'nın üzerine atılı suçtan beraatına ilişkin Üsküdar İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.9.1999 gün ve 104/164 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Müdahil Aynur'un yüzüne karşı verilen kararı, onun adına vekili tarafından yasal süresinden sonra vaki temyiz isteminin reddine karar verilip, müdahil vekilinin, müdahil Fatih adına yapmış olduğu temyiz isteği nazara alınarak yapılan incelemede:
2- Müdahilin, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından vekilinin bu suçtan sanıklar Bilgi ve Hüseyin hakkında kurulan hükümlere yönelen temyiz isteminin reddine,
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklardan Bilgi'nin adam öldürmek ve Hüseyin Savaş'ın resmi mercileri iğfal suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri tahfif sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, resmi mercileri iğfal suçundan sanık Mehmet Sarı'nın delil yetersizliği nedeniyle beraatına karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan müdahil vekilinin, eksik soruşturmaya, TCK. nun 51 ve 59 ncu maddelerinin uygulanmasının gerekmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Hüseyin ve Mehmet hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına ONANMASINA,
4- Sanık Bilgi hakkında kurulan hükme yönelen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a- Sanığın suçu etkin bir silah olan tabanca ile işlemesi ve ika edilen yaranın mahiyeti de dikkate alınarak TCK. nun 29 ncu maddesi gereğince temel cezanın asgari haddin üzerinde tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Üsküdar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 9.12.1997 tarih ve 1997/1162-1189 sayılı ilamıyla verilen hüküm tekerrüre esas teşkil etmesine rağmen, sanık hakkında TCK. nun 81/1. maddesinin uygulanmaması,
c- Kendisini vekille temsil ettiren müdahil Fatih lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık Bilgi hakkındaki adam öldürmek suçundan kurulan hüküm tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 22.05.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy