(765 S. K. m. 59, 450)
Dava: Emine Özer'i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Memduh Avcı'nın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2000 gün ve 66/225 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanık taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Memduh'un adam öldürme suçunun sübutu kabul, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Memduh'un tahrikin bulunduğuna, takdiri tahfifin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Irzına geçtiğinden bahisle töre baskısıyla mecburen birlikte yaşamak mecburiyetinde kaldığı maktüleyi ve maktüleden olan çocuğunu 22 yıllık eşi Hanım'a ve 13 çocuğuna kabul ettiremeyen sanığın, birkaç kez maktüleyi köyden uzaklaştırıp İstanbul'a götürüp bıraktığı, ancak maktüle ile ilişkisini düzene sokamadığı, en son maktülenin çocuğuyla birlikte İstanbul'dan Mardin'e dönüp oradan kendisini araması üzerine evden eşi Hanım ile birlikte çıkıp maktüleyi bulunduğu evden almaya giderken yanına ruhsatsız silahını ve satırını da aldığı, maktüleyi öldürmeye o zaman karar verdiği yanında kendisini korumaya yetecek silahı varken satırı da almasının başka türlü izah edilemeyeceği, maktüleyi Osman Baş'ın evinden yanına alıp onunla birlikte çokta iyi tanışmadığı babasının uzaktan akrabası olan Sırrı'nın evine gittikleri, orada çocukları ve eşini bırakıp maktüleye gel Yaprakbaşı Köyü'ne gidip imam nikahı kıyalım diyerek onu evden çıkarttığı ve kendi ifadesine göre 1,5 saat yürüdükleri, bu suretle sanığın maktüleyi kendi köyünden uzak ve bulunduğunda tanınmayacağı bir bölgeye götürdüğü, orada öldürdükten sonra da yine tanınmasını önlemek için parçalara ayırıp ayrı ayrı yerlere parçaları gömdüğü, bir kısmını da yaktığı, nitekim maktülenin 45 gün kadar bulunamadığı, bulunduktan sonra da zorlukla teşhis edildiği, dolayısıyla sanığın önceden hazırladığı planı soğukkanlılıkla ve muntazaman uygulamaya koyduğu, kastettiği sonuçlara da bu şekilde ulaştığı, sanığın maktüleye kızlığının kimin tarafından bozulduğunu öğrenme için sorgulaması yolundaki savunmasının 16.6.1999 tarihli takipsizlik kararının içeriği nazara alındığında samimi bulunmadığı yine maktüleyi öldürdükten sonra hiç duraksamadan eşini de alıp İstanbul'a giderek, maktüleden olan çocuğu daha İstanbuldaki eve girmeden sokağa terkettiği bununda sanığın suç işlemeden önce tüm ihtimalleri değerlendirdiğini gösterdiği bütün dosya kapsamından ve sanığın olaya açıklık getirerek yardımcı olduğu ikrarından anlaşılmakla taammüden adam öldürme suçunun unsurlarının oluştuğunun kabulü ile TCK. 450/4, 59. maddeleriyle cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde yanlış vasıflandırma ile noksan ceza tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı, yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 21.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy