(765 S. K. m. 49, 51, 59, 448, 450)
Dava: Hüseyin Çırakman'ı kasten öldürmekten ve mütecaviz sarhoşluktan sanık Ekrem Çırakman'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2000 gün ve 119/166 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı, sanık ve müdahiller taraflarından istenilmiş, sanık Ekrem Çırakman ile müdahiller duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi hakkında kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Müdahil vekilinin yetkisi bulunmadığından duruşmalı inceleme isteğinin reddine,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin duruşmalı incelemede; eksik incelemeye, TCK. nun 49 veya 51/2.maddesinin uygulanmasının gerektiğine, manevi tazminat miktarının fazla olarak hükmedildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a- Maktul Hüseyin Çırakman 28.07.1960 yılında sanığın dedesi Hasan Çırakman'ı ağır tahrike maruz kalarak öldürmüş ve TCK. nun 448, 51/2. maddeleri ile 12 yıl ağır hapis cezasına mahkum olmuş, cezası infaz edilmiştir. 1972 yılında sanık dünyaya gelmiştir. Öldürme olayını, dedesini bilmemektedir. Ancak aradan geçen 39 yıl sonra dedesini öldüren Hüseyin Çırakman'ı öldürmesi sadece kangütme saikı ve intikam alma duygusundan başka bir sebebe bağlanamayacağından ve açıklanan özel ve istisnai nitelikler karşısında; "öldürenin öldürülmesi halinde kan gütme saikının düşünülemeyeceği" yönündeki içtihatların geçerliliği de ortadan kalktığından sanığın TCK. nun 450/10, 59. maddesi ile cezalandırılması gerekirken 39 yıl içinde başka öldürme olayı olmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanığın öldürme nedeni kangütme ve intikam alma olarak kabulü halinde saldırgan sarhoşluk suçunun unsurları oluşmayacağından bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
c- Manevi tazminat üzerinden nisbi harca hükmedilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı bulunarak C. Savcısı, müdahil ve sanık vekilinin temyizi nedeniyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 13.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy