(765 S. K. m. 51, 59, 448, 450)
Dava: Ali Ekber Parlak'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Turan Özdemir'in yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Ankara Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2000 gün ve 117/166 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil Mercan Parlak tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Müdahil vekilinin yetkisi bulunmadığından duruşmalı inceleme isteğinin CMUK. nun 318, 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddine,
2- Adam öldürme suçuyla sınırlı incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürmek suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri tahfif sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş ise de;
Maktul Ali Ekber'in; akciğer ve midesine su ve çamur bulaşığının nüfuz etmesi ve aldığı kurşun isabetlerinin yarattığı iç kanamalara ilaveten suda boğulma ile de öldüğünün otopsi bulgularıyla saptanması karşısında;
Savunmasındaki sıralama doğrultusunda, sanığın, maktulü önce kurşunladığı, bilahare henüz hayatta iken penisini kestiği, ardından da çevreden temin ettiği demir telle yine muhitten edindiği ağır taşı maktule bağlayarak onu bu bedeni acı ortamında suya attığı gözetilerek işkence ve tazip özel amacıyla hareket ettiğinin kabulü sonucu TYC.nın 450/3, 51/2, 59. maddelerince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde 448, 51/2, 59. maddelerince hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve müdahil vekilinin temyizi bu yönüyle isabetli görülmekle hükmün tebliğnamedeki onanması düşüncesine aykırı olarak BOZULMASINA üye Cengiz Erdoğan'ın hükmün onanması yönündeki karşı oyuyla oyçokluğu ile 01.10.2001 gününde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanığın, maktülden kaynaklanan haksız hareketler ile oluşan zeminde gerçekleştirdiği öldürme eyleminin TCK. nun 450/3. madde ve bendinde tanımını bulan işkence ve tazip ile mevsuf şekilde öldürme olarak değerlendirilebilmesi, Yargıtay'ımızın yerleşmiş içtihatlarına, doktrine ve mehaz kanuna göre; öldürme eyleminden önce öldürülecek olana karşı azap ve işkence yapılması, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan vahşice davranışlarda bulunulması ve sadist bir duygu ve düşüncenin eylemde görülmesi ile mümkündür. Sanıkta, öldürme kastından başka işkence ve azap çektirmeye dair özel bir kastın bulunması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla; mağduru öldürürken fazla eziyet çekmiş olması ve failin de eziyet çektirerek öldürmeyi özel olarak kast etmiş bulunması ve bunu hedef tutması gerekmektedir. Sanıkta adam öldürme kastından başka özel kasıt niteliğinde eziyet çektirerek öldürme kastının da kesin biçimde kanıtlanması zorunludur.
Şu hale göre:
Sanığın öldürme gaye ve niyetinden daha öteye giden özel bir amaç ve kasıtla yani işkence ve tazip gibi özel kasıtla eziyet çektirerek öldürme kastının varlığını kesin biçimde ortaya koyan dosyaya yansıyan delillerin bulunmadığı olayımızda; mevcut delilleri tahlil ederek oluşa uygun şekilde tayin ve takdir eden yerel mahkemenin uygulamasında vasıf yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı ve bu sebeple TCK. nun 448, 51/2, 59. maddeleri ile verilen hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle,
Sayın çoğunluğun sanık Turan Özdemir'in işlenme zamanı da meşkuk olan fiilinin TCK. nun 450/3. madde ve bendindeki suçu oluşturduğunun kabulü ile bu madde gereğince cezalandırılmak üzere hükmün bozulması gerektiği doğrultusundaki görüşünü benimsemiyorum. 01.10.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy