(765 S. K. m. 51)
Dava: Eşi Şükran Yüksekbaş'ı öldürmekten sanık Behayiddin Yüksekbaş'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2001 gün ve 17/33 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Üye Cengiz Erdoğan'ın, sanık ve maktülden alınan el sıvablarının alınış tarzı itibariyle birbirlerine bulaşmalarının mümkün olup olmadığı yolundaki tevsii tahkikat önerisi öncelikle oylanıp, tevsii tahkikata gerek olmadığına oy çokluğu ile karar verildikten sonra işin esasının incelenmesine geçildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozmaya uyularak incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında; eksik incelemeye, sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Aleyhine boşanma davası açılacak şekilde dışlanan olay öncesi de konukları yanında tartışma başlatmak isteyen maktülü, bu davranışlarının etkisi altında kalarak öldüren sanığın hafif tahrik hükümlerinden yararlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ileri sürdüğü itirazlar bu itibarla yerinde görülmekle hükmün Üye Cengiz Erdoğan'ın sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki ayrık düşüncesiyle ve tebliğnamedeki görüş hilafına gerekçe yönünden oyçokluğu sonuç açısından oybirliği ile BOZULMASINA, 26.09.2001 gününde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE:
Sanık Behayiddin Yüksekbaş'ın birbirleri ile tutarlı ve aksi kanıtlanamayan aşama beyan ve savunmaları, aniden karşılaştığı olaya karşı içtenlikle verdiği olumlu, samimi yardım istek ve çabaları, bunu doğrulayan tanıklar Canan ve Necla Akray, İbrahim ve Gülnaz Şanlı, Serap Bilgin, Hanifi Özden, Ali Akyan, Ahmet ve Yusuf Bilen ifadeleri ve hadise anında olay yerine yakın mesafede bulundukları yaz sezonunda kapı ve pencerelerin açık olmasına rağmen maktulenin çığlık veya bağırma sesini duymadıklarına dair mütemmim beyanları, tanıklar Hakan Akçay ve Yusuf Kapan'ın silah seslerinden hemen önce sanığın alt kattaki salonda olduğuna dair beyanları, tanıklar İsmail Güller, Muhittin ve Filiz Yüksekbaş ile Adil ve Müzeyyen Müjde'nin maktülenin daha önce intihara teşebbüs ettiğine ve intihara eğilimli olduğu yolundaki beyanları, otopsi, ekspertiz ve Adli Tıp Kurumu raporları, tüm dosya içeriği deliller yöntemince zarflanmayan sanığa ait sol el, maktüleye ait iki el svaplarının usulünce alınmamış olması yanında, maktüle veya maktüle ile temas eden üçüncü şahıslardan buluşma ihtimalinin çok mümkün ve muhtemel bulunması hali de gözönünde bulundurularak birlikte değerlendirildiğinde;
Görgü tanığı bulunmayan olayda sanığın resmi eşi maktüle Şükran Yüksekbaş'ı öldürdüğünün delillerinin dosyaya yansımadığı, en azından gözardı edilemeyecek boyutlara ulaşmış olan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği sonucuna varılacağından,
Mahalli mahkemece sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini yerinde bulmadığımdan, sayın çoğunluğun sanık Behayiddin Yüksekbaş yönünden suçunun sübut bulduğuna ilişkin görüşünü benimsemiyorum. 26.09.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy