(765 S. K. m. 2, 29, 38, 59, 64, 65, 450, 467) (2709 S. K. m. 38) (743 S. K. m. 320)
Dava: Selahattin ile Murat aynı sebep ve kasıt altında öldürmekten sanık Atıf'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve diğer sanık Sani üzerine atılı müsnet suçtan beraatine ilişkin (Ünye Ağır Ceza Mahkemesi) nden verilen 24.4.2001 gün ve 50/92 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş sanık Atıf duruşmada talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- TCK.nun 29. maddesi çerçevesinde ceza uygulaması yapan yerel mahkemenin olaysal takdir ve teşditlerinde dosya içeriği delillere göre bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin (1) nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Atıf'ın adam öldürmek suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik sebebinin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Atıf müdafiinin teşdiden ceza tayininin yersiz olduğuna, TCK.nun 59. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Adam öldürme suçlarından mahkum olan sanık Atıf'ın TCK.nun 1. Kitap 3 Bap içerisinde yer alan ve mahkumiyetin neticelerini düzenleyen 38. maddesi uyarınca müdahillerin manevi tazminatlarından doğrudan sorumlu kılınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması.
b) Sanık hakkında uygulamanın ölüm cezası ile başlatılması, 17 Ekim 2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TC. Anayasası'nın 38. maddesine; "savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez" hükmünü ekleyen 4709 sayılı Yasa ve TCY. 2/2. maddesi uyarınca TCK. 450. maddesince verilebilecek ölüm cezalarının hukuki dayanağının kalmaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce ceza yasalarında yapılacak uyarlama ve değişimler çerçevesinde sanığın öldürme suçlarıyla ilgili olarak yerel mahkemece yeniden hüküm kurulmasının zorunlu bulunması,
3- M anevi tazminatla sorumlu kılınan ve malen sorumlu kabul edilen Sani'nin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Müdahillerin sanık Atıf'a velayeten babası Sani'den manevi tazminat talebi TMK. 320. ve TCK. 467. maddeleri uyarınca hüküm altına alınmış ise de;
Sanık Atıf hakkında görülmekte olan ceza davasında; oğlunun işlediği suça TCK. 64 veya 65. maddesi çerçevesinde iştirak etmediği gibi maktullere ve mağdur müdahillere karşı kendisi hakkında açılmış bir ceza davası ve bundan mütevellit bir mahkumiyeti de bulunmadığından görülmekte olan davanın niteliği ve görev yeri gözardı edilip karar yerinde yazılı miktarlarda olacak şekilde oğlu olan sanık Atıf'ın eylemlerinden dolayı manevi tazminatla sorumlu kılınması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık Atıf ve Sani vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy