(2659 S. K. m. 15) (765 S. K. m. 46)
Dava: Ali Arık'ı öldürmekten sanık İsmail Arık'ın yapılan yargılanması sonunda, TCK. 46/1. maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığına ve 1 yıldan az olmamak üzere şifa buluncaya kadar resmi bir kurumda muhafaza ve tedavi altına alınmasına ilişkin Sandıklı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.6.2001 gün ve 15/37 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın babasını öldürdüğünün sübutu kabul olunmuş, bu itibarla sanık müdafiinin sübutun yokluğuna ilişkin temyizi isabetli addedilmiş ise de;
Ceza ehliyeti yönünden;
Sanığı, 08.09.2000 ila 22.09.2000 günleri arasında müşahadeye tabi tutan Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesi'nin 22.09.2000 gün ve 408 sayılı raporunda şizopital bozukluk denilen kişilik bozukluğuna musap olduğu belirlenmesine karşın, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 20.11.2000 ve 11.04.2001 tarihlerinde heyetçe görmek suretiyle düzenlediği 20 Nisan 2001 gün ve 1441 sayılı raporuyla; Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesi'nin 22.09.2000 tarihli raporuna kurulun katılmadığının ve sanığın şizofreni denilen akıl hastalığına musap olup sanığı bulunduğu adam öldürme suçuna karşı cezai ehliyetini haiz olmadığının ve TCY.nın 46. maddesinin tatbiki ile şifası tıbben tebeyyün edinceye kadar bir akıl hastalıkları hastanesinde muhafaza ve tedavisinin gerektiğinin bildirilmesi karşısında,
Yaratacağı zorunlu sonuç gözetilerek; Adli Tıp Kurumu Yasasının 15/a ve d madde ve bentleri uyarınca, çelişkili raporların varlığı nedeniyle Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nca tertip olunan raporu kanaat verici nitelikte saymamak ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alarak sonucuna göre hüküm tesis etmek gerekirken, uzun süreli müşahadeye dayalı raporla çelişen 4. İhtisas Kurulu raporunu yeterli kabul ederek askerlik dahi yaptığı ifade olunan ve hatta ailesi efradınca da ruhi rahatsızlığı bulunmadığı belirtilen sanığın, TCY.nın 46. maddesi uyarınca müşahade ve tedaviye tabi tutulması,
Sonuç: Yasaya aykırı görülmekle sanık müdafiinin temyizine dayanılarak hükmün tebliğnamedeki onama düşüncesine aykırı olarak BOZULMASINA, 14.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy