(765 S. K. m. 51, 59, 95, 456, 457) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Ömer Emre'yi kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık Niyazi Ok, konut dokunulmazlığını bozmaktan mükerrer sanık Ömer Emre'nin yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.6.2000 gün ve 20/185 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Suç tarihi itibariyle 4616 sayılı yasa kapsamına dahil olsa da ertelenmiş mahkumiyetin TCY.nın 95. maddesi kapsamında çektirilmesi, suç tarihi itibariyle 4616 sayılı yasa kapsamına girmeyen yeni suç nedeniyle gerekli ve geçerli hale gelmekle işbu mahkumiyetin 4616 sayılı yasa kapsamına girmeyeceği düşüncesiyle tebliğnamede bu yöne ilişen bozma düşüncesi benimsenmemiştir,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklardan Niyazi'nin bıçakla yaralama, Ömer'in konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Ömer için konut dokunulmazlığını gündüzün bozma suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı Ömer için takdiri tahfif, Niyazi için tahrik ve takdiri tahfif sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre sanık Ömer hakkında verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahil sanık Ömer vekilinin sanık müdafii sıfatıyla eksik soruşturmaya, sübuta, teşdiden ceza tayininin yersiz olduğuna, 647 sayılı yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanmasının gerektiğine yönelen, müdahil vekili sıfatıyla bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Ömer Emre'nin gündüzün konut dokunulmazlığını bozmaktan mahkumiyetine ilişkin hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
3- Sanık Niyazi'nin mağdur müdahil Ömer'i yaralamasında suç vasfı yönünden;
Ömerle gizli ilişki kurması nedeniyle boşandığı eşi Feride ile yine birlikte yaşamayı sürdüren sanık Niyazi'nin, olay günü evden ayrıldığı izlenimi vermesine rağmen gizlenerek evde kaldığı evrede Feride tarafından eve alınan Ömer'in Feride ile sevişmeye başlaması üzerine saklandığı yerden çıktığı, hamili bıçakla Ömer'e üç bıçak darbesi vurduğu, bu darbelerden birinin sağ kolda diğerinin sağ bacakta yüzeysel ve basit kesiler oluşturduğu üçüncüsünün epigastirium kesisiyle midede sadece iki cm.lik kesi yarattığı sanığın Ömer'e yaptığı bu darbeler sırasında gayriresmi eşi Ferideyi'de elinden basit nitelikte yaraladığı, sanığın darbelere şiddetlenerek devam niyetinde olduğuna yönelik inandırıcı kanıt ve beyanın bulunmadığı, her ne kadar mağdur Ömer, bıçağı sanık Niyazi'den aldığını ifade ederek bir mani sebep tarifi yapmakta ise de oluşa aykırı şekilde bıçaklamayı ev dışında gerçekleşmiş gösteren bu şahsın beyanına itibarla olayın çözümlenemeyeceği, yaralanma üzerine Ömer'in yürüyerek evden çıkıp tedavi kurumuna gitmesine rağmen sanık tarafından kovalandığının ifade edilmediği, Ömer'in ilk tıbbi tedavisinin arızası ciddi görülmeyerek batındaki dış yaranın suture edilmesi niteliğinde yapıldığı, ancak müşahade sürecinde karın ağrısı tarif ettiğinde açılan batında 2 cm'lik mide kesisinin tespiti ile ameliyatın gerçekleştirildiği dosya kapsamından anlaşılmakla; Sanık Niyazi'nin zina nedeniyle boşadığı Feride'yle birlikte yaşamayı kabullenir olmasını gözetmek ve Ömer'den kaynaklanan davranışın ağırlığından hareket yerine vurulan bıçak darbelerinin sayı, şiddet ve tahribatına bakılmak gerektiği, bu cümleden olarak; 17 cm namlu uzunluğundaki bıçağı dengeli olarak batına vurabilme olanağını bulan sanığın sadece 2 cm derinlikte bir şiddetle davranışını sınırlamasını lehine değerlendirip kasta ilişkin kuşkuyu da lehe yorumlamak suretiyle eylemin TCY.nın 456/2, 457/1, 51/2, 59. maddelerine mümas olduğunu kabullenmek gerektiği düşünülmeyerek kuşkulu beyanlardaki mani sebebi yeter ölçü sayarak yazılı biçimde öldürmeye tam kalkışmaktan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyizi bu yönüyle isabetli görülmekle tebliğnamedeki onama düşüncesine aykırı olarak sanık Niyazi hakkındaki hükmün BOZULMASINA, 10.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy