(765 S. K. m. 49, 50, 59, 65, 296, 448, 450, 516)
Dava: Fatih Mehmet Çulha'yı kasten öldürmekten sanık Yaşar Özen, işbu ölümle biten kavgada suç delillerini gizlemekten sanıklar Haluk Ayan ile Nazlı Demirez'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine sanık Müjgan Çulha hakkında açılan kamu davasının TCK. nun 296/2. maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığına ve adları geçen sanıklar Nazlı Demirez ve Haluk Ayan'ın üzerlerine atılı diğer suçlardan sanık Müjgan Çulhan'ın tüm suçlardan beraatlarına ilişkin Ankara Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.07.2000 gün ve 52/190 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahiller taraflarından istenilmiş, sanık Yaşar Özen ile müdahiller duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Yetkisi bulunmadığından müdahiller vekilinin duruşma isteği ile süresinden sonra olan sanık Yaşar vekilinin duruşma isteğinin reddine,
2- Sanık Müjgan hakkında verilen cezanın mahiyeti itibariyle sanık adına vekilinin temyizinin hukuki bir yararı olmadığından reddine,
3- Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.08.2000 gün 2000/356-816 esas sayılı kararı ile Ankara 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/52 sayılı dosyasında açılmış bulunan davada maktulün küçük çocuğu Muhammet Mert Çulha'yı temsil etmek, hak ve çıkarlarını korumak için Sevgi Salkaya kayyum olarak tayin edilmiş ise de, Sevgi Salkaya'nın bu davaya adı geçen küçük adına müdahale dilekçesi vermediği ve temyiz eden müdahiller arasında da bulunmadığından TCK. 516. maddesine muhalefetten açılan dava nedeniyle verilen karar inceleme dışı bırakılmıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Yaşar, Haluk, Nazlı'nın suçlarının sübutu kabul, sanık Haluk ve Nazlı için TCK. 296. maddesine muhalefetten oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Yaşar için TCK. 296, sanık Nazlı ve Haluk için TCK. 65/3, 448. maddelerine muhalefetten açılan davalar için gerekçeleri gösterilerek beraat kararı sanık Müjgan için TCK. 296/son maddesine göre karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Yaşar vekilinin; suç vasfına, TCK. 49, 50. maddelerinin tatbiki gerektiğine, ağır tahrik bulunduğuna, sanık Nazlı vekilinin; TCK. 59. maddesinin uygulanmamasının isabetli olmadığına yönelen, sanık Haluk vekilinin; bir sebebe dayanmayan, müdahiller vekillerinin; eksik incelemeye, sanıklar Haluk ve Nazlı'nın taammüden adam öldürme suçunun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Nazlı ve Haluk'un öldürmeye iştirakten verilen beraata ilişen hüküm ile Yaşar ve Müjgan haklarında TCK. 296. maddesine muhalefetten açılan kamu davası ile ilgili hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Sanık Yaşar ile Müjgan haklarında adam öldürme suçu ile ilgili müdahiller vekilinin temyizi nedeniyle yapılan incelemede;
Maktul Fatih'le resmen evli olan sanık Müjgan'ın olayın sanıklarından Haluk'la gönül ilişkisi kurduğu, ekonomik durumu çok iyi olan maktulün kendisinden ayrılması, mirasından yoksun kalacağı korku ve endişesi içinde kardeşi Yaşar ile anlaşarak karar vererek maktul kocasını öldürmeyi planlayıp birlikte hareket ettikleri, tanık Suna Demirci'nin ifadesine göre sanık Yaşar'ın pantolonundaki lekeyi çıkarma bahanesi ile eter temin etmeye kalkıştığı yine olaydan 1 gün önce tanık Özkan Yiğit'ten deri eldiven almaya kalkıştığı, sanık Müjgan'ın 5 yaşlarındaki maktul ile müşterek çocukları olan Muhammet Mert'i kreşten alarak Dikmen'deki kız kardeşine bırakarak evde maktul kocası ile yalnız kalmayı sağladığı ve yine yapılan plan gereğince kardeşi Yaşar ile evde maktulü öldürdükleri, daha sonra sanık Müjgan'ın kendi dostu Haluk'u sanık Yaşar'ın sözlüsü Nazlı'yı telefonla arayarak cesedin ölüm sebebinin de anlaşılmasını önleyen planlarını icraya koydukları, maktulün cebinden aldıkları kasa anahtarları ile Ostim Atison Sitesindeki Orta Doğu Nükleer Tıp Sanayi Lmt. Şirketindeki kasayı açmak için gittikleri, sanık Müjgan'ın parmak izi kalmaması için önceden hazırladığı eldivenleri sanık Nazlı'ya vererek parmak izi kalmaması için tedbir aldığını açıklayarak ve talimat vererek kasayı açıp para ve vasiyetname aramasını istediği, Nazlı ve Yaşar'ın birlikte kasayı açıp aradıkları ve bir şey bulamadıkları, yine Müjgan'ın talimatı ile daha sonra maktulün Çetin Emeç Bulvarındaki işyerine gidip burada kasayı Yaşar ve Müjgan'ın aradığı burada da bir şey bulamadıkları anlatımlarıyla anlaşılmış ve Nazlı'nın evinde yapılan aramada eldivenler ele geçirilmiştir.
Maktulün sanık Yaşar'a karşı bütün istihkakını ödediği herhangi bir borcu olmadığı kayıtlardan ve şahadetten anlaşılmıştır.
Sanıklar soğukkanlı olarak hazırladıkları plan gereğince maktulün aracında cesedini koyarak peş peşe 2 araçla Silifke'ye kadar gelmişler ve otoyu benzin dökerek yakmak suretiyle aracın patlamasını ve cesedin tanınmayacak şekilde yakılması suretiyle ölüm sebebinin anlaşılmamasını sağlamışlardır.
Olayın başlaması, gelişmesi, sonuçlanması, tümü ile birlikte değerlendirildiğinde; olay günü evde tesadüfen bir araya gelen enişte, kayınbirader arasındaki basit bir alacak meselesinden kaynaklanan tartışmada sanık Müjgan'ın sigara içmek için evden dışarı çıkıp arabasında yarım saat kadar oturduğu, eve geldiğinde kardeşinin kocasını bıçaklayarak öldürdüğü anda çocuğunun babası olan eşinin aniden gelişen bir kavgada öldürülmesinde durumu resmi mercilere bildirmesi çok doğal iken sevgilisine telefon edip getirtmesi, evde eldiven bulundurması, hemen maktule ait Ostimde ve Çetin Emeçteki kasalarını aratması vasiyetname ve para araması gibi hareketleriyle olayın başından beri planlı ve programlı olarak hareket ettikleri, maktulü sanıklar Yaşar ve Müjgan'ın taammüden öldürdükleri, olaydan 10 gün kadar sonra dosyadaki deliller ve şahadetle doğrulanmayan daha az ceza almak ve cezadan kurtulmak için yaptıkları uyum içindeki ifadelerine itibar etmenin mümkün olamayacağı kanaatine varılarak;
a- Sanık Yaşar'ın TCK. 450/4. maddesi ile cezalandırılması gerekirken TCK. 448,51/1. maddeler uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanık Müjgan'ın kocası maktul Fatih'i taammüden öldürme suçu sabit olduğundan TCK. 450/4. maddesi ile cezalandırılması gerekirken beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Sanıklar Haluk ve Nazlı için TCK. 296. madde uygulamasında asli failler haklarındaki bozma kararına göre TCK. 450/4. madde ve fıkrasındaki cezaya göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden TCK. 29. maddesi değerlendirilerek kabul edilen şiddet sebebi de gözetilerek karar verilmesi için müdahiller vekilinin temyizi nedeniyle açıklanan nedenlerle hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA 25.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy