(765 S. K. m. 193, 456)
Dava: Hakkı Ayaz'ı silahla yaralamaktan, mesken masuniyetini ihlalden sanık Musa Koç'un yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Kars Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.4.2001 gün ve 42/126 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Eylemin ev dışında vuku bulduğuna yönelik sanık savunmasını isabetle reddedip mağdurun anlatımlarını samimi kabul eden yerel mahkemenin, mağdurun beyanlarında yer alan ve kapısının tekmeyle açıldığına ve üzerine gelen sanığın sağ elinde bulunan bıçakla kendisine iki darbe vurduğuna ilişkin bulunan açıklamasını esas alarak, sanığın konuta girerken bıçağın elinde olduğu sonucuna varmak suretiyle TCY. nın 193/2. maddesince hüküm kurmasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede ifade olunan ve fakat hiçbir anlatımda dayanağı bulunmayan bıçağın eve girildikten sonra yaralama için çekildiğine ilişkin yorum soyut nitelikte görülerek eylemin yasanın 193/1. maddesine mümas olduğu yönündeki yoruma ve bozma önerisine iştirak olunamamıştır,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Musa'nın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde konut dokunulmazlığını bozmak suçunun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında başkaca isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur Hakkı Ayaz'a yönelik bıçaklı saldırıda suç vasfı yönünden;
Bir gün önceki kavga sürecinde amcasının öldürülmüş oluşundan duyduğu kızgınlıkla, o kavgaya katılmadığını bilmesine ve haklı nedenleri de bulunmamasına rağmen, ölümden dolaylı olarak sorumlu olduğunu düşündüğü mağdur Hakkı'nın evine elinde bıçak olduğu halde gelen sanık Musa'nın, evin kapısını sabah vakti tekme ile açıp koridorda hayvanlarına yem hazırlamakla meşgul mağdura saldırdığı, İsmail'i öldürttün, seni de onun yanına göndermeden bu cenazeyi kaldırmayacağım mealli sözler sarfederek sırtından iki kez bıçakladığı, darbelerin her birinin iç organlara nüfuzla ayrı ayrı hayati tehlike oluşturduğu, periton ve böbreklerde harabiyet yaratan arızaların ameliyatla giderilerek mağdurun yaşama döndürülebildiği, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi sonrasında sanık lehine değişen anlatımlar esas alınarak yere düşen mağdura sanığın olanağı varken başka darbe vurmadığı kabul edilse dahi o ana kadar vaki olan iki iradi nafiz darbenin sanığın öldürmeye yönelik kastını olaysal nitelikte açığa çıkardığı, bu itibarla ve süreklilik kazanan Dairemiz içtihatları uyarınca sanığın adam öldürmeye tam kalkışmaktan hükümlendirilmesi gerektiği dosya içeriğiyle sabit iken oluşa uygun düşmeyen ve hayati tehlike oluşturan darbenin ikiden fazla olmadığı biçimindeki soyut yorumlarla yaralamadan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı görülmekle tebliğnamedeki esasa ilişkin yorum bozma doğrultusunda benimsenerek hükmün BOZULMASINA, yeniden kurulacak hükümde CYUY.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 14.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy