(765 S. K. m. 448, 450, 495)
Dava ve Karar: B. Ş.'i kasten öldürmekten ve hırsızlıktan sanık S. Ö.'ün yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Bakırköy Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.04.2000 gün ve 400/155 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbitedildi:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1334 doğumlu olan maktüle, torunu S. Ş. ile birlikte yaşamaktadır. Olay günü sabah saat 7.00 sıralarında torunu S. işe gitmiş, 12'de telefon ettiğinde cevap alamayınca eve geldiğinde maktüleyi koltukta oturur vaziyette boğularak öldürülmüş halde görmüş ve evdeki eşyaların dağıtılarak arandığını bu arada maktülenin bilezik, para ve telefonunun çalındığı tespit edilmiş ve çalınan telefonun araştırılmasına başlanılarak satan kişilerden hareketle sanığa ulaşılmıştır. Sanık S.'ın 15.09.1999 tarihli polisteki ve savcılıktaki ifadesinde babasının 3 yıl önce öldüğünü, babasının ilk eşi olan R.'nın yani kendi annesinin 13 yıl önce kanser hastalığından öldüğünü, bundan sonra babasının boşanmış ve Servet isimli kızı bulunan H. evlendiğini ve S. uzun süre babaannesi olan maktüle ile yaşadığını, S.'i bazen evin kapısına kadar götürdüğünü ve bu arada maktülenin kaldığı evi öğrendiğini, olaydan bir gün önce 55 adet Roche hapı aldığını, olay günü sabahı maktülenin evine gitme fikri aklına geldiğini, kapıyı çalarak açan yaşlı kadına ben B.'nin oğluyum diyerek içeri girmeyi başardığını, telefonla konuşma istiyorum diye onu oyalayıp getirdiği telsiz telefonla nereye telefon ettiğini dahi bilmeden konuşma ya çalıştığını ve maktüleyi oturduğu koltukta boğarak öldürüp altın bileziklerini, parasını, telefonunu aldığını ve aldığı para ile yine uyuşturucu satın aldığını, telefonu da kendisine uyuşturucu temin eden B.'e verdiğini, uyuşturucunun tesiri altında kalarak bu suçu işlediğini açıklamıştır.
Hırsızlıktan ve uyuşturucu madde kullanmaktan sabıkalı olan sanığın kişiliği de dikkate alındığında ifadesinde de belirttiği gibi maktülenin evine sabahın erken saatinde gitmesindeki amacın telefonla konuşmak olmadığı kapıyı açtırdıktan sonra telefonla konuşma bahanesi ile içeri girdiği, esas maksadının uyuşturucu temin etmek için maktülenin parasını almak olduğu, olayın sebebi, gelişmesi, sonuçlanması ile anlaşılmıştır. Sanığın maktülenin kendisine sarf ettiğini ve ifadelerinde geliştirdiği sözlerin söylendiği yolundaki anlatımlarıyla daha az ceza almayı amaçladığı kanaatini doğurmuştur.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle sanığın sabit olan suçlarının TCK.nun 450/7 ve 495. maddeyi oluşturduğunun kabulü ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilerek suç vasfının belirlenmesinde hata edilmiş olması, C.Savcısının temyizi nedeniyle değişik nedenlerle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA Üye C. E.'ın hükmün onanması doğrultusundaki karşı oyuyla yasaya aykırı bulunarak oyçokluğu ile 24.04.2001 günü karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Toplanan delilleri tahlil ederek oluşa uygun şekilde tayin ve takdir eden yerel mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı bu sebeple kasten adam öldürme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükmün onanması ve gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun sanık S. Ö.'ün fiilinin TCK.nun 450/7 495.maddelerindeki suçları oluşturduğunun kabul ü ile bu maddeler gereğince cezalandırılmak üzere hükmün bozulması gerektiği doğrultusundaki görüşü benimsemiyorum. 24.04.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy