(765 S. K. m. 30, 59, 503, 510, 522) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Dolandırıcılık ve sahte kimlik kullanmak suçlarından sanık Adil Soysal'ın yapılan yargılaması sonunda: TCK'nun 503/1, 522, 59/2 ve 647 Sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereğince 7.371.196.667 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Kazımkarabekir Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.03.2001 gün ve 2000/18 Esas, 2001/11 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 11.9.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, o yer c.savcısının 4.4.2001 havale tarihli dilekçesi ile sanık lehine temyiz isteminden vazgeçmiş olduğundan katılanlar vekillerinin temyizine hasren, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan Ceynak Limited Şirketi vekilinin verilen cezanın az olduğu ve maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, katılan Kom-Gıda Anonim Şirketi vekilinin cezanın üst sınırdan hükmedilmesi gerektiğine, 647 Sayılı Yasanın 4.ve 6. maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, suça konu aracın müsadere edilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.10.1990 gün ve 192/265 sayılı kararında da açıklandığı üzere; katılan Kom-Gıda'dan Erzurum'a nakletmek üzere sahte sürücü belgesi ve plaka kullanarak teslim aldığı makarnayı götürmeyerek mal edinmekten ibaret sanığın eyleminin, sahte sürücü belgesi ve plakanın başlangıçta katılan şirketi hataya düşürmek için hile unsuru olarak değil, sonradan fiilin ve kimliğinin ortaya çıkmasını geciktirmek amacıyla kullanılması nedeniyle, TCK'nun 510. maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçu nitelemede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı;
2-) Kabule göre de;
Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nun 30.maddesinin 2.fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsurunun atılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy