(765 S. K. m. 2, 450) (2709 S. K. m. 38)
Dava: Hacer Y.'u işlediği suçun delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve de kendisini cezadan kurtarmak maksadı ile öldürmekten, tasaddiden sanık Hasan E. yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin A. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.7.2001 gün ve 172/164 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Tebliğname değerlendirilmiş,
a) Maktülenin halası oğlu olup ayrı evde ikamet eden sanığın kendisine nezaret için teslim edilmeyen küçük mağdurenin ırzına tasaddide bulunmasında TCY. nın 417. maddesinin uygulama alanı bulunmadığından bu yöne temasla bozma öneren tebliğname görüşü kabul edilmemiştir.
b) Sanığın C.Savcılığındaki alıkoymaya yönelik beyanıyla, kaçırmaya ilişkin Sulh Ceza Hakimliğindeki beyanını tahlil ve değerlendirmeye tabi tutmayan ve hangi beyana üstünlük tanıyarak suça vasıf verdiğini açıklamayan yerel mahkemenin fiile TCY. nın 430/1. maddesince vasıf vermesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin öldürmede suç vasfına, TCK. nun 430 ve TCK. nun 415. maddelerinin unsurlarının oluşmadığına TCK. nun 29. maddesi gereğince teşdidin yerinde olmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
3- Ancak;
a) Mağdurenin doğum kaydının sanığa okunmamasıyla CYUY. nun 242. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanık hakkında adam öldürme suçundan yapılan uygulamanın ölüm cezası ile başlatılması, 17 Ekim 2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C. Anayasası'nın 38. maddesine; savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez hükmünü ekleyen 4709 Sayılı Yasa ve TCY. 2/2. maddesi uyarınca TCK. 450. maddesince verilebilecek ölüm cezalarının hukuki dayanağının kalmaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce ceza yasalarında yapılacak uyarlama ve değişimler çerçevesinde sanığın öldürme suçuyla ilgili olarak yerel mahkemece yeniden hüküm kurulmasının zorunlu bulunması karşısında, adam öldürmeye ilişkin hükümde kişide irtibat nedeniyle sair suçlarla ilgili hükümlerin sanığın temyizi sebebiyle BOZULMASINA 1.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy