(765 S. K. m. 452/1, 65/3, 29, 296/1) (1412 S. K. m. 408/2) (5237 S. K. m. 61, 39, 278, 281, 283, 87) (5271 S. K. m. 326)
Kenan'ı kasten öldürmekten sanık Murat, işbu ölümle biten kavgada maktule el uzatmaktan sanık Hacı Mehmet, suç delillerini gizlemekten mükerrir sanık Erol'un yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.1.2002 gün ve 65/8 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar ile müdahil Rasime tarafından istenilmiş sanık Murat duruşmada talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak diğer temyizler veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Tanıklar Menderes, Kürşat, Erdoğan ve Kerem'in CMUK. 54. maddesine göre ayrı ayrı yerine birlikte dinlenmeleri beyanlarının mahiyeti itibariyle sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır,
2- Müdahilin mütecaviz sarhoşluk suçundan verilen hükmü temyize yetkisi bulunmadığından vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin reddine,
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Murat ve Hacı Mehmet'in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kanuni ve takdiri cezayı azaltıcı sebeblerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mehmet müdafiinin sübuta, müdahil Rasime vekilinin her üç sanık yönünden öldürme suçunun tasarlama suretiyle işlendiğinden bahisle vasfa, haksız tahrik sebebi bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Sanık Murat'ın kızkardeşi ile ilişkili konuda maktulün saldırgan tutum ve davranışlarından kaynaklanan kavga ve boğuşma esnasında sanık Murat'ın ele geçirdiği bıçağı maktulün bacaklarını hedef alarak sallaması ile husule gelen yaralardan sadece sol bacak diz boğumundaki yaranın dış kanama sonucu ölüme yol açtığı, diğer yaraların sathi keşi mahiyetinde bulunduğu dikkate alınarak sanığın müessir fiil kastı ile hareket ettiğinin kabulü" ile suç aletinin niteliği, yara adedi ve suçun işleniş şekline göre TCK.nun 29. maddesi uyarınca temel cezanın asgari haddin üstünde tayini suretiyle TCK.nun 452/1. maddesi ile hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülmesi,
2- Sanık Hacı Mehmet'in suçunun vasfı yönünden yapılan incelemede;
Bu sanığın, Murat'ın maktulü bıçaklaması sırasında maktüle tekme salladığı ve Murat'ın elinden düşürdüğü bıçağı yerden alıp isabet ettirememekle birlikte maktule savurduğu bilahare bu bıçağı sanık Hacı Mehmet'in elinden sanık Murat'ın tekrar alarak bıçakla vurma eylemine devam ettiği olayda, Sanık Hacı Mehmet'in fiilinin maktule el uzatma niteliğini aşarak, Murat'ın eylemine fer-'an iştirak vasfında bulunduğunun ve TCK.nun 452/1. ve 65/3. maddesine mümas suçu oluşturduğunun düşünülmemesi,
3- Sanık Erol hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Kardeşi Murat'ın bir hadiseye karışıp başının belaya girebileceği yolunda duyumlar alarak, bulunabileceği yerleri araştırıp, kardeşi ve beraberindeki diğer sanığı bularak arabasına alan ve seyir halinde iken olayı öğrenen ve Kayseri'ye geldiklerinde diğer sanıkları indirip evine giden ve daha sonra arandığını öğrenince diğer sanıklar gibi Jandarma karakoluna gidip teslim olan sanığın eyleminde TCK.nun 296/1. maddesinde öngörülen suç kasıt ve unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
4- Aynı suçun müşterek failleri olmadıkları yolundaki kabule ve uygulamaya göre de CMUK. 408/2. maddesinde öngörülen durum mevcut olmadığı halde yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin sanıklardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve müdahil Rasime vekili ile sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sanıklar hakkında kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 5.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Şubat 2003
Full & Egal Universal Law Academy