(765 S. K. m. 31, 33, 59, 464) (1412 S. K. m. 322) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Serkan Demirayak'ı kasten öldürmekten sanık Hüseyin Bayrak, Serkan Demirayak'ı kasten öldürmeğe eksik derecede teşebbüsten sanık Ömer Faruk Kobal, izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Hüseyin Bayrak ile Ömer Faruk Kobal'ın yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.5.2002 gün ve 30/91 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahiller taraflarından istenilmiş sanıklar duruşmada talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Sulh Ceza sorgusu sırasında okunan otopsi raporuna karşı sanık ve müdafilerinin bir diyeceklerinin olmadığını bildirmeleri maktulün ölüm sebebini de ihtiva eden iddianamenin duruşmada okunarak sanıktan savunmasının sorulması sanığın hazır bulunduğu celselerde gerek iddia makamının esas hakkındaki mütalaasında ve gerekse sanık vekilinin esasa ilişkin savunmasında maktulün otopsi raporunda yazıldığı üzere 2 adet mermi yarası isabetiyle yaralanıp öldüğünün açıklanması sanığın da savunmalarında maktulün mermi isabeti sonucu öldüğünü belirtmesi ve esasen bu hususta bir tereddüt ve ihtilafın söz konusu bulunmaması sebebiyle duruşmada otopsi zaptının okunmamasından oluşan usulü eksiklik savunmanın kısıtlanması mahiyetinde görülmemiş ve bu yöne ilişkin bozma öneren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir,
2- Müdahiller vekillerinin sanık Hüseyin'e karşı süreden sonra vaki temyiz isteminin reddine,
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Hüseyin'in suçlarının, sanık Ömer Faruk'un izinsiz silah taşıma suçunun niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma ve düzeltme sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar vekilinin temyiz dilekçesinde ve duruşmada sanık Hüseyin hakkında suç vasfına, usul hatasına, sanık Ömer'in eyleminin TCK. 464/3. maddesine mümas olduğuna, sanıklar yönünden haksız tahrik bulunduğuna, müdahiller vekilinin sanık Ömer hakkında suç vasfına, cezanın teşdiden verilmesi gerektiğine, takdiri tahfif sebeplerinin mevcut bulunmadığına ve usul hatasına vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle TCK. nun 31. maddesinin uygulanmasında hüküm fıkrasındaki kamu haklarından ibaresi yerine kamu hizmetlerinden sözcüklerinin ve TCK. nun 33. maddesinin uygulanmasında ceza süresi zarfında ibaresi yerine TMK. nun 471. maddesinin gözetilmesine ibaresinin yazılması suretiyle CMUK. 322. maddesi mucibince düzeltilen ve kısmen re'sen de temyize tabi bulunan sanık Hüseyin hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Sanık Ömer Faruk hakkındaki hükmün incelemesinde;
1- Sanığın kavgada silah çekmek ve silah elinden alındıktan sonra maktulle boğuşmaktan ibaret eyleminin bir bütün olarak kavgada maktule el uzatmak olarak değerlendirilerek TCK. 464 /1. ve 59. maddeleri ile tecziyesi yerine, tetik çekmeyen, engel olunmasa ateş edeceği de kesinlikle bilinemeyen sanığın öldürmeye eksik teşebbüsten mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule ve uygulamaya göre de TCK. nun 31. maddesi uyarınca kamu hizmetlerinden memnuiyeti yerine daha dar anlam içeren kamu haklarından memnuiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekili ile müdahiller vekilinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 27.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy