(765 S. K. m. 51, 450)
Dava: Hüseyin E.'ü taammüden öldürmekten sanık Süleyman E., işbu suça iştirakten sanık Şirvan E.'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin A. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.7.2001 gün ve 72/149 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Süleyman E. hakkında duruşmalı diğer sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Süleyman müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde suç vasfına, sanık Şirvan müdafiinin sübuta, TCK. nun 65/3 veya 463. maddelerinin uygulanması gerektiğine, ağır tahrik bulunduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; 1- Maktul ile sanık Şirvan arasında 3-4 yıldan beri süregelen cinsel ilişki bulunduğu, durumdan ve buna delalet eden bazı olaylardan şüphelenen sanık Süleyman'ın karısını sıkıştırması üzerine, karısı Şirvan'ın maktulle ilişkisini sanığa anlattığı, bunun üzerine kurulan plan sonucu maktulün eve gelmesini temin ederek maktulü birlikte bıçaklayarak öldürdükleri hazırlıktaki oluşa uygun beyanları ve dosya kapsamından anlaşıldığına, mahkemece de oluşun bu şekilde vuku bulduğunun kabul edilmesine göre, sanık Süleyman'ın karısı ile uzun süredir cinsel ilişki halinde bulunduğunu öğrendiği maktulu öldürmesinde bu sanık yönünden tahrikin derecesinin ağır olarak kabulü yerine basit tahrik hükmü uygulanmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini kanuna aykırı olduğundan,
2- Sanıklar hakkında uygulamanın ölüm cezası ile başlatılması, 17 Ekim 2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C. Anayasası'nın 38. maddesine; savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez hükmünü ekleyen 4709 Sayılı Yasa ve TCY. 2/2. maddesi uyarınca,
Sonuç : TCK. 450. maddesince verilebilecek ölüm cezalarının hukuki dayanağının kalmaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce ceza yasalarında yapılacak uyarlama ve değişimler çerçevesinde sanıkların öldürme suçlarıyla ilgili olarak yerel mahkemece yeniden hüküm kurulmasının zorunlu bulunduğundan sanıklar hakkında re'sen de temyize tabi bulunan hükmün sanıklar müdafilerinin temyizi sebebiyle kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 1. nolu bozmada Başkan V. S.Mollamahmutoğlu ve Üye M.Ünsoy'un karşı oyu ve oyçokluğu ile 2. nolu bozma sebebinde oybirliği ile 03.04.2002 gününde karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ
Sanık Şirvan'ın 4 yıldan bu yana maktulle rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, arada maktulden bunun karşılığında para istediği, süregelen ilişkinin çevrede duyulması üzerine kocası Süleyman ile 4 gün önce plan yapıp öldürmeye karar verdikleri, kuşkulanan maktulün 4. günün gecesinde geldiğinde sanık Şirvan tarafından yatak odasına alındığı evde saklanıp onu bekleyen sanık Süleyman'ın ortaya çıkmasıyla odada 10-15 dakika bu konuyu konuştukları maktulle pazarlık yaptıkları fakat maktulün aldatacağını düşünüp samimi bulmadıklarında hazırlıkları doğrultusunda onu birlikte öldürüp attıkları oluş ve delillerden anlaşılmış, öldürme nedeni de sanıkların olay akabinde hazırlıkta Emniyet ve C.Savcılığına vermiş bulundukları ifadeleriyle açığa çıkmıştır,
Sanık Şirvan için olayda tahrik bulunmadığı kuşkusuzdur. Nitekim bu konuda uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Sanık koca için esasen ağır tahrik oluşturması gereken bu hal; sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi sessiz kalıp plan yapması kusurlu karısını affedip olay günü soğukkanlı biçimde maktulle de pazarlık konusu yapması dikkate alındığında ağır tahrik oluşturmayacağı kanaatine bizleri ulaştırmıştır. Bu itibarla yerel mahkemenin sanık Süleyman için kabul ettiği tahrik uygulamasında bir isabetsizlik görmediğimizden sayın çoğunluğun bu konudaki düşüncesine katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy