(1086 S. K. m. 67)
Ö. ile D.'ı ayrı ayrı kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık M.'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin A. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.6.2002 gün ve 235/145 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Ceza muhakemesinde müdafii avukatın; sanık yanında olmak ve vekil tutulduğu açıkça ifade edilmek koşuluyla vekaletname sunulmadan müdafilik yapabileceği temel kural olarak kabul edilmekte ise de;
03.03.1985 doğumlu bulunan sanık M.'ın, henüz mümeyyiz küçüklük yaşına dahi gelmediği 11.01.1999 ve sonrası günlerde kendi isteğiyle avukatlığını üstlendiği anlaşılan O.'ın yasal yöntemle alınmış vekaletname sahibi bulunup bulunmadığına denetlenebilir mahiyette aydınlık kazandırılarak ve yoksa vekaletname ibrazı sağlatılarak yargılamaya devam olunması gereğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Usule aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle sanık M.'ın mahkumiyeti hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi CYUY. nın 321.nci maddesi uyarınca BOZULMASINA 20.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy