(765 S. K. m. 448, 59, 452, 38, 2, 450) (2709 S. K. m. 38)
Dava: Ahmet A'ı taammüden öldürmekten sanıklar Savaş K. ile Burak K, işbu ölümle biten kavgaya fer'i fail olarak katılmaktan sanıklar Bülent K. ile Celal T'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin Ankara Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.6.2001 gün ve 58/236 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin duruşmalı incelemede sanık Savaş müdafiinin TCK. 452. maddesinin, sanık Burak müdafiinin TCK. 452, 463 ve 51. maddelerinin uygulanması gerektiğine, sanık Bülent müdafiinin sübuta, TCK. 452, 51/2 ve 463. maddelerinin uygulanması gerektiğine, vesaireye, sanık Celal müdafiinin eksik incelemeye, TCK. 52. maddesinin uygulanması gerektiğine, vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Maktul Ahmet A'ın Batıkent Oleyis-1 Sitesi A.2Blok No:4'de Ankara adresinde ikamet ettiği ve bu yerin alt katında 44 noda kiracı olarak 6 aydan beri faaliyet gösteren Ö...Partisi'nin mevcudiyetinden rahatsız olup, Kat Mülkiyeti Yasasının 25. maddesi uyarınca tahliyesi cihetine giderek 7.5.1999 tarihinde açmış olduğu dava sonucunda Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.5.2000 tarih 358-507 sayılı ilamı ile eski hale getirilmesi kararı alarak bu yerden tahliyelerini sağladığı ve davanın açılması, karar ve Yargıtay aşamalarında bundan dolayı meçhul kişilerin telefonuna muhatap kaldığı, arabasının boyandığı, Yargıtay'ca 12.10.2000 tarihinde bu kararın onanmasını takiben icra marifetiyle boşaltıldığı, sanıkların kendi beyanlarıyla kabul edildiği veçhile Ö...P'li olduklarını, bu tahliyeden rahatsız olup zaman zaman aralarında bu konuyu konuştukları ve yaptıkları plan gereği maktulü darp etmeye karar verdikleri, olay günü bu kararlarını icraya geçirip sanık Bülent'in aracına binerek maktulü evinde aradıkları, bulamadıkları, evine birkaç kez aralıklarla telefon edip saat 20.00 civarında evine dönen maktulle telefonla irtibat kurup asıl öğretmenliği yanında gayri resmi olarak su tesisat tamirciliği yapan maktulü tesisat bağlatacakları bahanesi ile olay yerine randevu verip kendileri de olay yerine hareket ettikleri yaptıkları plan gereği, sanık Celal hariç diğerlerinin tanınmamak için araçtan sopaları alarak indikleri ve sakladıkları sanık Celal'in yolda maktulü beklediği, maktulün yönetimindeki araçla gelip kendisine telefon eden kişi olduğunu düşünerek bekleyen Celal'e selektör yapıp sanığı aracına alarak Celal'in gösterdiği yakındaki kiralık boş evin önüne giderek indikleri, birlikte eve doğru bahçede ilerledikleri sırada sanıklar Savaş ve Burak'ın arkalarından geldikleri, ayak sesi duyan maktulün geri dönüp içlerinden birine yönelik olarak seni tanıdım, annene söyleyeceğim demesini takiben her iki sanığın ellerindeki sopalarla maktule vurmaya başladıkları, sanık Celal'in bu aşamada darp fiiline katılmamakla beraber olayı orada baştan sona izlediği, Savaş ve Burak'ın maktulü iyice darp edip düşürdükten sonra komşu evlerin camlarından bakanları gördüklerinde olay yerinde maktulü terk edip, olay yerine gelmeyen ve araçta bekleyen Bülent'le beraber kaçtıkları, olayı camdan izleyen komşuların haber vermesiyle ve olay yerine gelen görevlilerin maktulü hastaneye götürüp maddi kanıtları topladıkları, olay yerinde kırık sopa parçalarından başka bir maddi kanıt bulunmadığı, maktulün kafasına almış olduğu muhtelif darpların oluşturduğu kırık ve komplikasyonlar sonucu öldüğü, dosya içeriği, deliller ve oluştan anlaşılmıştır.
Yukarda açıklanan oluş çerçevesinde sanıkların maktule müessir fiilde bulunmaya karar verdikleri bunun planını yaptıkları ve soğukkanlılıkla icraya geçtikleri, ancak fiilin icra aşamasında sanık Savaş ve Burak'ın başlangıçta anlaşmış oldukları fiilin icrasından ileri boyuta geçerek ve yenilenen yeni bir kasıtla öldürme fiilini gerçekleştirdikleri, bu itibarla müessir fiilin tasarlanmasında iştirak iradeleri bulunmakla beraber, icra aşamasında değişen ve yenilenen kasıtla öldürme fiilini gerçekleştirdikleri ve bunda da tasarlamanın unsurunun oluşmadığı dikkate alınarak,
a) Sanık Savaş ve Burak'ın 448, 59. maddeleri ile ayrı ayrı,
b) Sanık Celal'in asli maddi failler Savaş ve Burak'ın öldürme fiiline manen müzaheret ve muaveneti ile katıldığı ve bu suretle TCK. nun 448, 65/3, 59. maddeleri ile,
c) Sanık Bülent'in sanıklar Savaş ve Burak'ın yenilenen kasıtla işledikleri öldürme fiilinin icra edildiği yerde bulunmaması ve başlangıçtaki iştirak iradesi ile sınırlı olarak eylemi değerlendirildiğinde 450/4. delaletiyle 452/1, 65/3, 59. maddeleri ile, tecziyeleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıklar hakkında uygulamanın ölüm cezası ile başlatılması, 17 Ekim 2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C. Anayasası'nın 38. maddesine; savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez hükmünü ekleyen 4709 Sayılı Yasa ve TCY. 2/2. maddesi uyarınca TCK. 450. maddesince verilebilecek ölüm cezalarının hukuki dayanağının kalmaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce ceza yasalarında yapılacak uyarlama ve değişimler çerçevesinde sanıkların müsnet suçlarla ilgili olarak yerel mahkemece yeniden hüküm kurulmasının zorunlu bulunması karşısında,
Sonuç: Sanıklar hakkındaki hükmün müdafilerinin de talepleri veçhile BOZULMASINA, 01.04.2002 gününde bozma sebebinin 1/a-b bentlerindeki bozmada Üyeler Osman Ş. ve Cengiz E'ın hükümlerin isabetli olduğunun kabulü ancak 2. paragraf uyarınca temel cezanın idam oluşundan dolayı bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları ile ve diğer konularda oybirliği ile karar verildi.
Karşı Oy:
Asli maddi failler Savaş ve Burak ile fer'i maddi fail Celal'in eyleminde tasarlama faktörünün var olup olmadığının tahlil ve değerlendirilmesinde;
1- Soğukkanlı düşünceyi etkileyip önleyecek hiçbir saik ve unsurun bulunmadığı oluşumda, tüm sanıkların, sempati duydukları siyasi partinin, maktulün açtığı davayı kazanması nedeniyle kiralama mekanını tahliye zorunda kalışından duydukları husumetle eylemi önceden planlamaları,
2- Sopalar temin etme, eyleme yeterli vasıfta hazırlama, otoyla mahalline gitme, su tesisatı tamiratı yaptıracakları aldatmasıyla maktulü önceden belirledikleri tenha yere getirme niteliğindeki ihzari ve icrai hareketlerin, sanıkların arasındaki soğukkanlı plan ve kurgulamaya uyularak gerçekleştirilmesi,
3- Sanıklar Savaş ve Burak'ın hazırladıkları sopalarla, muhtelif ve mevsuf kırıklar oluşturacak şiddette olmak üzere maktulün sadece ve özellikle kafasına vurduklarının ve tüm eylemleri, maktulü kandırarak olay mahalline getiren ve asli maddi faillerin eline teslim eden sanık Celal'in baştan sona izlemesine karşın sözlü veya eylemli olarak engel olmama, amacın aşıldığını ifade etmeme, arttırılan şiddeti onaylamama gibi davranışlar göstermemekle benimsediğinin açıklık kazanması,
4- Gürültüleri duyan ve açtıkları pencereden oluşu izleyen tanıkların ortaya çıkmasıyla, sopa darbelerine devamın sanıklarca zorunlu olarak sonlandırılması,
5- Gerek olay yerinden uzaktaki otomobillerine giderken gerekse otoyla şehre dönülürken sanıklardan herhangi birinin yekdiğerine, amacın aşıldığına ilişkin bir sitem ve suçlamada bulunmayışının, asli maddi faillerle fer'i maddi failin amaçlarının maktulü döverek öldürme olduğunu açığa çıkarması,
6- Asli maddi failler Savaş ile Burak'ın maktulce tanındıklarını düşünerek, onun tanımadığı Celal'i, kendisini kandırarak tenhaya getirmeye görevlendirdiği nazara alındığında; maktulün dövülürken sanıklara seni tanıdım annene söyleyeceğim demesi üzerine kasıtlarının şiddet kazandığını ve darp niyetinin öldürme niyetine dönüştüğünü kabul etmenin oluşa uygun düşmemesi,
7- Maktulün kafasında kırıklar oluşturan ve ölüm tevlit eden arazın kullanılan sopalarla yaratıldığı gerçeği göz ardı edilerek, sopanın darp amaçlı eşya olduğunu düşünmenin ve sanıkların daha etkili silah temin etmeyişini kendilerinde darp kastı olduğuna delil saymanın yaşam gerçeğiyle uyuşmaması,
8- Kaldı ki; sanıklar Savaş, Burak ve Celal'in, velev darp amacıyla olay mahalline geldikleri ancak darbeleri vurma esnasında Savaş ve Burak'ın niyetlerini öldürmeye dönüştürdüğü bir an için kabul edilse dahi; olay öncesi ve esnasındaki tüm ihzari ve icrai hareketleri kapsayan tasarlama faktörünün kast aşımını kapsamıyor sayılmasının konuya ilişkin normlar ve süreklilik kazanmış uygulamalarla çelişir bulunması,
9- Aksinin kabulü halinde, kastı aşan cürümlerde, sonradan ve eylemin icrası sırasında gelişen ve ölümün nedenini oluşturan şiddetin, tasarlama dışında kaldığı sonucuna varılarak yasanın 452. maddesi kapsamındaki öldürmelerde taammüdün her halükarda reddi icap edeceği oysa 452. maddenin üçlü düzenlemesinde 450. madde koşullarına atıfta bulunulurken bu maddenin tasarlamaya ilişkin 4. fıkrasının ayrık tutulmamış olmasıyla normun temel amacının taammüdü de dışlamamak olduğunun açıklık kazanması,
10- Kaldı ki; asli maddi faillerin sübuta eren suç vasıflarına izafetle hukuki durumu oybirliği ile saptanan sanık Bülent'in; TCY. nın 450/4. maddesi sevkiyle 452/1, 65/3. maddelerine mümas sayılan eyleminde, benimsediğimiz görüş doğrultusunda tasarlama kavramının sayın çoğunlukça da reddedilememiş olması, gözetilerek sanıklar Savaş ve Burak'ın TCY. nın 64/1 ve 450/4. maddelerince ve sanık Celal'in 450/4, 65/3. maddelerince cezalandırılmasında isabetsizlik olmadığı, bu hükümlerin ancak ve sadece adi suçlarda idamı kaldıran Anayasa hükmüne izafeten bozulması icap ettiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun tasarlamayı dışlayan bozmasına katılmıyoruz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy