(1412 S. K. m. 365) (765 S. K. m. 38, 467) (5237 S. K. m. 32, 34, 57)
Dava: Kadir kasten öldürmekten sanık Murat 'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ve diğer sanık Fadime 'nin üzerine atılı müsnet suçtan beraatına ilişkin ( K )BİRİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.5.2002 gün ve 380/149 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-a )Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Murat'ın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Fadime'nin mahkumiyetine yeter deliller bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde sanık Murat hakkında bozma sebepleri dışında başkaca bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, müdahil vekilinin sanık Fadime'nin suçunun sübut bulduğuna, sanık Murat hakkında TCK.nun 59. maddesinin uygulanmasının yersizliğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Fadime hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
b )Sanık Murat hakkında sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
aa-Sanık Murat hakkında adam öldürmek suçundan kamu davası açıldığı, bu suçun farik ve mümeyyizi olan sanığa velisi tarafından müdafii tayin edilip yargılamada savunmasının sağlandığı, öldürme suçundan zarar gören maktülün annesi Sıdıka 'nın açılan kamu davasına usulen müdahalede bulunup manevi tazminat talep ettiği görülmüştür.
Suçtan zarar görenin CMUK.nun 365. ve devamı maddelerine göre kamu davasına katılabilecekleri ve katıldıkları andan itibaren şahsi dava müddeisinin haiz olduğu haklardan yararlanabileceği TCK.nun 467. maddesine dayanarak şahsi dava ikamesi halinde zarar ve ziyanın tazmininin istenebileceği ve aynı yasanın 38. maddesi uyarınca da mahkum olanın manevi zarar itasına da hükmedilebileceği ifade edilmiştir,
Şahsi hak davasının görülmekte olan ceza davası ile birleşmesi halinde ceza yargıcının sanığın mahkumiyetine karar vermesi durumunda tazminat haklarını da karar altına alması gerekir.
İncelenen olayda işlediği suçun farik ve mümeyyizi olan sanığın usulüne uygun ve yasal olarak tayin edilen bir müdafii ile de temsil edildiği dikkate alındığında maktülün annesi müdahil Sıdıka'nın manevi tazminat istemlerinin karar altına alınması gerektiği halde yazılı şekilde "karar verilmesine yer olmadığına bu konuda sanığın yasal temsilcisine karşı dava açmakta serbest olduğu" şeklinde karar verilmesi,
bb-4667 sayılı yasa ile değişik 1136 sayılı avukatlık yasasının 164/son maddesine aykırı olarak vekalet ücretinin vekil yerine müdahil asile hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle kabulü ile sanık Murat hakkındaki hükmün açıklanan sebeplerden dolayı kısmen tebliğnameye uygun şekilde BOZULMASINA22.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy