(765 S. K. m. 33, 464) (5237 S. K. m. 53) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Mehmet'i öldürmekten sanık Hulusi, işbu ölümle biten kavgada maktule el uzatmaktan suçu işlediği sırada akli dengesi bozuk sanık Cemil'ın yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ve diğer sanık Abdullah'ın üzerine atılı suçtan beraatına ilişkin ( ANKARA )SEKİZİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.7.2002 gün ve 256/213 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Hulusi ve müdahil taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Hulusi'nin suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, kanuni cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Abdullah hakkındaki delillerin mahkumiyetine yeter mahiyette bulunmadığı isabetle kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Hulusi müdafiinin TCK.nun 59. maddesinin uygulanması gerektiğine, müdahil vekilinin sanık Abdullah yönünden sübuta, Hulusi'nin fer'i fail olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Abdullah'ın beraatına dair hükmün ONANMASINA,
Sanık Cemil hakkındaki hükmün incelenmesinde;
a )Bu sanığın, maktulün öldürülmesinden önceki safhada maktulün sopa ile darbına maruz kaldığı, bilahare vuku bulan öldürülme sırasında ise maktule yönelik herhangi bir davranışının söz konusu bulunmadığının anlaşıldığı halde beraatı yerine, el uzatmaktan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
aa )Olayın ölümle sonuçlandığı gözetilerek TCK.nun 464/1. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken yaralıya el uzatmak suçuna mahsus TCK.nun 464/2. maddesi ile ceza tayin edilmesi,
bb )TCK.nun 47. maddesinin azami oranda tatbikinin uygun olacağına dair Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu mütalaasına ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre cezasının 2/3 yerine 1/2 oranında indirilmesi,
Sanık Hulusi hakkında sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
a )Sanığın nüfus kaydına uygun bilgileri içermeyen sabıkasızlık kaydı ile yetinilerek hüküm tesisi,
b )TCK.nun 33. maddesinin uygulanmasında TMK.nun 471. maddesi uyarınca "hapislik halinin devamı süresince" yerine "ceza süresi içerisinde" yasal kısıtlılığa hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan sanıklar Hulusi ve Cemil hakkındaki kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA10.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy