(1412 S. K. m. 322, 343)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olmak ve 6136 sayılı kanuna aykırılık suçlarından hükümlü İdris Melih Turgut hakkındaki kamu davasında zaptolunup emanete alınan eşyadan, ölene ait diş ve pantolonun iadesi isteminin reddine ilişkin, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.08.2001 tarih 2001/209 D.İş sayılı kararına itiraz üzerine Ankara Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2001 tarih, 2001/300 D.İş sayılı ret kararını kapsayan dosya incelendi.
Hükümlülük kararında emanetteki suç eşyasının zoralımına karar verilmiş olması karşısında, suç eşyası niteliğinde bulunmayan, ölene ait diş ve pantolonun iadesi isteminin reddine ilişkin yazılı biçimdeki gerekçeye dayalı karara itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK. 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.01.2002 gün ve 03967 sayılı yazılı emirlerine müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığından 05.02.2002 gün ve 16405 nolu tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: okundu ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakim tarafından ve mahkemelerden verilen karar ve hükümlerde kanuna muhalefet edildiği ileri sürülerek yazılı emir yoluna başvurabilmesi için, söz konusu karar veya hükmün Yargıtay'ca tetkik edilmeksizin kesinleşmiş olması icap etmektedir.
Yazılı emir konusu edilen hukuki uyuşmazlık ise, diğer suç eşyaları ile birlikte emanete alınan zoralıma dahil edilen ölene ait diş ve pantolonun iade isteminin reddinden kaynaklanmaktadır.
Sözü edilen zoralım, nihai hükümle birlikte Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.1996 gün ve 1994/177-1999/176 sayılı kararı ile verilmiş, taraflarca vaki temyiz uyarınca sair yönleri hukuka uygun bulunan hüküm Dairemizin 05.03.1997 gün ve 1997/398-546 sayılı kararı ile onanmış, onama kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığınca yapılan itiraz ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.1997 gün ve 1997/1-89-188 sayılı kararı ile reddedilerek zoralımı da içeren hüküm Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiş bulunmaktadır.
Yazılı emre başvurabilmek için, uyuşmazlık konusu karar veya hükmün Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşmiş olması gerekir. Oysa zoralımı da kapsayan hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Meskütunah bırakılarak da olsa, daha önce Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bir husus vaki talep nedeniyle tekrar uyuşmazlık konusu yapılıp kesinleşen hükmün varlığına rağmen aynı hususla ilgili yeniden ve itiraz üzerine verilen kararlar hukuki değerden yoksundur. Hukuki değerden yoksun olan karar veya hükümler ise yazılı emrin konusunu oluşturamaz. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bu gibi karar veya hükümlere karşı, ancak CMUK. 322. maddesinde öngörülen karar düzeltilmesine ilişkin kanun yolunun işletilmesi gerekir.
Bu itibarla;
Sonuç: Yazılı emre atfen vaki bozma isteminin CMUK. 343. maddesi uyarınca REDDİNE 24.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy