(765 S. K. m. 29, 456, 457, 51, 55, 59)
Dava: Şerafettin K'ı kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık Sinan S'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin Samsun İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.8.2001 gün ve 2/147 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kanuni ve takdiri cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık vekilinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçta kullanılan tüfeğin Adli Tıp Fizik Balistik Dairesince belirtilen etkin atış mesafesi dahilinden müteaddit kere mağdura tevcihen ateşlenmesi sonucu çok sayıda isabet eden saçma tanelerinin hiçbirinin derine nüfuz etmediğinin ve hayati tehlike yaratmadığının rapor ve delillerden anlaşılmasına, 25.5.2001 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kuş saçması denilen küçük boyutta saçma taneleri kullanılmış olmasına göre fişeklerin bu sebeple veya buna ilaveten barut hakkının az olması ihtimali de düşünülerek öldürme amacına göre hazırlanmış bir vasıta sayılamayacağı sadece yaralamaya elverişli olduğu fişeklerin öldürmeye elverişli olmadığını sanığın bilmesinin de şart olmadığı göz önüne alınıp eylem silahla yaralama olarak nitelendirilerek atış sayısının ve isabet miktarının fazlalığı ve suç işleme kastındaki yoğunluk sebebiyle TCK. nun 29. maddesi uyarınca asgari haddin üzerinde bir düzenleme ile TCK. nun 456/2, 457/1, 51/1, 55/3 ve 59. maddeleri ile ceza tayini gerekirken yazılı şekilde suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık vekilinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 05.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy