(2863 S. K. m. 4, 5, 23, 24, 25, 64, 67, 70) (647 S. K. m. 6)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanıklar Fuat Demirci, Müştak Şahbaz ve Hasan Kayıkçı'nın yapılan yargılanmaları sonunda, 2863 Sayılı Kanunun 67 ve 647 Sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince 1'er yıl hapis ve 5.700.000'er lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 4.10.2000 gün ve 1999/723 Esas, 2000/846 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık Müştak ve müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 29.4.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- 2863 Sayılı Yasanın 25. maddesi; 4. madde uyarınca Bakanlığa bildirilen ve 23. maddede belirtilen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür. Tasnif, incelenen taşınır kültür ve tabiat varlığının korunması gerekli olup olmadığının belirlenmesidir. Bu tasnif sonucunda korunması gerekli görülenlerin belge ve envanter listeleri düzenlenmek suretiyle tescili yapılır ve bunların birer nüshası müze dosyalarında muhafaza edilir. Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler usulüne uygun bir biçimde ve 64. maddede yazılı koşullar uyarınca müzelere alınırlar. Müzelere alınmasına gerek bulunmayanlar ise yukarıda açıklanan belgelerle sahiplerine iade olunurlar.
Bu itibarla; bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de müzelerde korunması gerekli değer taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 Sayılı Yasa kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır.
3.2.2000 günlü bilirkişi raporunda ise sanıklar Müştak Şahbaz ile Hasan Kayıkçı'nın içinde bulunduğu arabada ele geçirilen bir kısım eserlerin "müzelerde tasnif ve tescil dışı, etütlük olarak korunması gerekli değerde eserler olduğu" belirtilmiştir. Bu belirtmenin kendi içinde çelişkili olduğu gözetilerek, öncelikle suça konu taşınır kültür varlıkları üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıklarının kesin olarak saptanması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumu ve taşınır kültür varlıklarının akıbeti hakkında karar verilmesi gerekirken çelişkili rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 2863 Sayılı Yasanın 4. maddesinde "haber verme zorunluluğu" başlığı altında, taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarını bulanların malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin en geç üç gün içinde bu durumu ilgili mercilere bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiş, buna aykırı hareket edenlerin ceza yaptırımı 67. maddede yer almıştır. Görüldüğü üzere 4. madde kültür varlığını yasa dışı yollardan elde ederek bulunduranlarla ilgili değildir. Kısaca var olduğu bilinmeyen bir kültür varlığının bulunması, bilinmesi veya yeni haberdar olunması halleri bu madde kapsamındadır. Korunması gerekli taşınır kültür varlığını başkalarından satın alan kişilerin amaçlarına göre ilgili mercilere haber vermeleri beklenemez. Bu varlıkları satın alarak bulunduranların eylemleri aynı yasanın 5. maddesine göre Devlet Malı sayılan, korunması gerekli taşınır kültür varlıklarını 24. maddeye aykırı olarak ellerinde bulundurma olup ceza yaptırımı 70. maddede yer almaktadır. Bu hususlar dikkate alınarak, ticaretini yaptıklarına dair de yeterli delil elde edilemeyen her üç sanığın 24. maddesi yollamasıyla 70. maddesi uyarınca tecziyeleri gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy