(765 S. K. m. 51)
Dava: Ali'yi kasten öldürmekten sanık Orhan'ın yapılan yargılanması sonunda:Hükümlülüğüne ilişkin (KARŞIYAKA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.10.2002 gün ve 12/361 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar:
1- Müdahil vekilinin duruşmalı inceleme isteminin yasal olarak yetkisinin olmaması nedeni ile CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddine,
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire dayalı cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede, suçun vasfına, yasal savunma koşullarının varlığına yönelen, müdahil vekilinin suçun vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
3-Ancak;
a)Olay tarihinden önce birlikte oyun oynayan sanık ile maktul arasında tartışma çıktığı, bu tartışmanın önemli bir boyuta ulaşmadığı, hangi tarafın haklı olduğunun net olarak belirlenemediği, daha sonraki zamanlarda bu tartışmanın fiili mücadeleyle devam ettiği, olay akşamı önceki tartışmalarla ilgisi olmayan Mazlum ile sanığın evlerine giderlerken yolda maktul ve arkadaşları ile karşılaştıkları, burada maktul ile sanık arasında tekrar çıkan tartışma sonucunda sanığın maktulü bıçaklayarak öldürdüğü şeklinde gelişip sonuçlanan olayda, olay yerinin tutanaklarda Uğur Mumcu Mahallesi olarak belirtildiği, sanığın ikamet adresinin ise İnönü Mahallesi olarak olay tutanaklarında yer aldığı, sonradan sokak numarası değişmeden ifade tutanaklarında mahalle isminin Uğur Mumcu Mahallesi olarak belirtildiği, İnönü Mahallesinde oturan Mazlum ile sanığın birlikte evlerine gittiği de nazara alındığında İnönü Mahallesinde oturan maktul ve yanındaki tanıkların olay yerinde mizansen olarak bulunduklarının kabul edilemeyeceği, maktul ile sanık arasında hangisinin başlattığı belli olmayan olay öncesi münakaşalarının ve olay sırasındaki karşılıklı hakaret ve müessir fiillerin sanıktaki lezyonların niteliği de nazara alındığında TCK.nun 51/1. maddesi kapsamında hafif tahrik olarak kabulü gerekirken salt savunmaya itibar edilerek tahrikin ağır olarak kabulü,
b)4667 sayılı Kanunla değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164/son maddesine aykırı olarak müdahil lehine takdir edilen vekalet ücretinin vekil yerine müdahile verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA 26.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy