(765 S. K. m. 51, 62, 71, 73, 448, 450)
Dava: Mehmet'i taammüden ve de kangütme saikiyle taammüden öldürmekten, Burhan'ı da taammüden öldürmeğe tam derecede teşebbüsten sanık Ahmet, Mehmet'i taammüden ve de kangütme saikiyle birlikte öldürmekten sanık Tuncay yapılan yargılanmaları sonunda: sanık Ahmet'in 1 yıl geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis, sanık Tuncay'ın da müebbet ağır hapis cezasıyla hükümlülüklerine ilişkin (KADIKÖY) BİRİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2002 gün ve 298/302 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından da istenilmiş, sanık Tuncay duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanık Tuncay Topyay hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar:
1) Kayden adı "Tunçay" olan sanığın "Tuncay" adı üzerinden celp olunan sabıka kaydı ile yetinilmesi ve sanık Ahmet hakkında her suç için uygulanması gereken TCK.nun 31 ve 33.maddelerinin içtima ceza sonrası uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Tunçay'ın maktül Mehmet'i öldürmek sanık Ahmet'in maktüller Mehmet ve Ahmet'i öldürmek ve mağdur Burhan'ı öldürmeğe teşebbüs suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde tenkit ve bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Tunçay müdafiinin duruşmalı incelemede suçun sübut bulmadığına, çete suçundan kurulan hükümle bu hüküm arasında çelişki olduğuna, ifadelerin yasaya aykırı olarak alınıp delil teşkil etmeyeceğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayın oluş ve kabule göre: 31.10.1996 günü sanık Tunçay'ın kardeşi Şenol ve iki arkadaşının maktül Mehmet'i ve arkadaşları tarafından öldürüldükleri firari sanık konumunda olan Mehmet hakkında Şenol ve arkadaşlarını öldürmek suçlarından kamu davası açıldığı ve gıyabında yargılamanın sürdürüldüğü; sanık Tunçay'ın kardeşinin öldürülmesinden duyduğu üzüntü nedeniyle Mehmet'ii öldürmeye karar verdiği bu amaçla Mehmet'i aramaya başladığı, firari sanık Erdoğan'in vasıtasıyla ve organizesinde öldürme kararını icra için temin ettiği silahları Erdoğan ve sanık Ahmet'e vererek kadın getirme bahanesiyle olay yerine gelmesini sağladıklarında sanık Ahmet ve Erdoğan'ın tabancalarla ateş ederek Mehmet ve tesadüfen yanında bulunan maktül Taner'i öldürüp mağdur Burhan'ı yaraladıkları olayda,
a) Münhasıran kangütme saiki ile işlenmeyen fiiller yönünden;
Dairemizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun emsal içtihatları doğrultusunda; sanık Tunçay'ın kardeşini öldüren Mehmet'i kardeşinin öldürülmesinin elem ve etkisi altında kalarak işlemesinin tahrik oluşturacağı ve bunun derecesinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere tasarlayarak öldürdüğü ve hakkında TCK.nun 450/4 ve 51.maddeleriyle ceza tayini gerekirken yazılı şekilde kangütme saikiyle adam öldürmekten hüküm kurulması,
b) Sanık Ahmet'in sanık Tunçay'ın azmettirmesiyle maktüller ve mağdurdan kaynaklanan herhangi bir tahrik altında olmaksızın hedef seçilen Mehmet ve yanında tesadüfen bulunan Taner'i öldürmesi ve Burhan'ı yaralaması nedeniyle,
aa- Maktül Mehmet'i tasarlayarak öldürmekten TCK.nun 450/4,
bb- Maktül Taner'i kasten öldürmekten TCK.nun 448,
cc- Mağdur Burhan'ı kasten öldürmeğe teşebbüsten TCK.nun 448,62.maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde ceza tayini,
3) 4771 Sayılı Yasa gereğince temel cezanın doğrudan müebbet ağır hapis cezası olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden "idam cezası" olarak belirlenmesi,
4) Sanık Ahmet'e TCK.nun 71 ve 73.maddeleri uyarınca ve toplamı 3 yılı geçmeyecek şekilde temel alınan müebbet ağır hapis cezası dışında her suç için ayrı ayrı hücre cezası tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden tüm suçlar için tek hücre cezası verilmesi,
5) Mağdur-müdahil Burhan'ı öldürmeğe teşebbüs suçundan sanık Tunçay'ın beraatine karar verildiği halde hükümlendirilen sanık Ahmet ile birlikte maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Tunçay müdafiinin duruşmalı temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık Tunçay hakkındaki hüküm ile re'sen temyize tabi olan sanık Ahmet hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy