(765 S. K. m. 456/1, 457/1, 71, 79) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Mustafa'yı kasten öldürmekten ve bu arada seken saçmaların isabeti ile Leyla'nın yaralanmasına sebebiyet vermekten sanık Ahmet ile işbu ölümle biten kavgada maktule el uzatmaktan sanık Zeki'nin yapılan yargılanmaları sonunda:Hükümlülüklerine ve adları geçen sanıkların şoför ehliyetnamelerinin geçici olarak geri alınmasına ve diğer sanık Yunus Gümüşsoyun üzerine atılı suçtan beraatine ilişkin (KIRIKKALE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.11.2002 gün ve 288/312 sayılı hükmün C. Savcısı, kendilerine ait mahkumiyet ciheti sanıklar Ahmet Gümüşsoy ve Zeki Karaca ile müdahil taraflarından Yargıtay'ca incelenmesi istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Ahmet Gümüşsoyun duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ahmet ve Zeki'nin suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Yunus hakkında kavgada ölene el uzatmak suçundan beraatine karar verilmesi mahkemece isabetle takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Ahmet ve Zeki müdafiinin Ahmet yönünden TCY.nın 49 veya 50. maddelerinin uygulanmasının gerektiğine, müdahiller vekilinin sanıklar Ahmet yönünden suç vasfına, TCY.nın 51 ve 59. maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık Yunus yönünden suçun sübut bulduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Yunus'un beraatine ilişkin hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Ancak;
1-Sanık Ahmet'in mağdure Leyla'yı yaralaması yönünden;
TCY.nın 49 veya 50. maddelerinden herhangibirinin uygulanması olanağı bulunmayan eylemde, başka kişilerin de seyir ve hareket halinde bulunduğu işlek cadde de, aharın yaralanabileceği öngörüsü tahtında otomatik tüfekle yapılan asgari sekiz atışla, maktul Ahmet'in öldürülmesi sonucunun elde edilmesinin yanısıra, mağdur Leyla'nın da yaralanmasına neden olan sanığın, bu yaralanmanın derece ve düzeyi itibariyle sorumlu tutulması ve ayrı bir suç mahiyetinde olmak üzere TCY.nın 456/1, 457/1, 71. maddelerince de cezalandırılması gerekirken bu tür olaylarda uygulama yeri olmayan TCY.nın 79. maddesine dayanılarak hüküm kurulması,
2-Sanık Zeki'nin olaydaki konumu yönünden;
Tarafları ayırma ve maktul Mustafa'nın silahlı saldırısını engelleme amacıyla olaya katıldığını savunan sanığın, aşamalarda değişmeyen bu anlatımının, tanıklar Ulvi ve Serkan tarafından doğrulandığı, diğer tanık Osman'ın ise 04.08.2001 günü C. Savcılığına verdiği kısmen suçlar mahiyetteki beyanından mahkemede dönüp, sanığı, kavgayı ayıran kişi olarak gösterdiği gözetilmeden, beyanların hangisine hangi nedenle üstünlük tanındığına denetlenir bir şekilde açıklık kazandırılmamak suretiyle, soyut bir kabul neticesi "kavgada maktüle el uzatmaktan sanık Zeki'nin mahkumiyetine hükmedilmesi,
3-Kabule göre;
TCY.nın 448. maddesince hükümlendirilen sanık Ahmet ile 464/1. maddesince hükümlendirilen sanık Zeki'nin, aynı suçun müşterek faili olarak mahkum edilmiş sayılamayacakları gözetilmeden, kendilerinin sebebiyet verdikleri suçlarına özgü masraftan sorumlulukları yerine, CYUY.nın 408/2. maddesine aykırı biçimde; yargılama giderinden müteselsilen sorumlu tutulmaları,
4-1136 sayılı Yasanın değişik 164/son maddesince ücreti vekaletin müdahil vekiline aidiyetinin gözetilmeyerek, müdahile verilmesine hükmedilmesi, yasaya aykırı olup;
Sonuç: Müdahil vekili yerel C. Savcısı ve sanıklar müdafiinin temyizleri bu yönleriyle isabetli görülmekle sanıklar Ahmet ve Zeki haklarındaki hükümlerin ilave nedenler dışında kısmen tebliğnamedeki görüşe uygun olarak BOZULMASINA 23.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy