(765 S. K. m. 456, 457, 59)
Dava: Cengiz ile Aslan'ı ayrı ayrı silahla yaralamaktan sanık Hakkı'nın yapılan yargılanması sonunda:Hükümlülüğüne ilişkin (ANKARA) YEDİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.9.2002 gün ve 131/242 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Sanık Hakkı'nın doğum kaydı okunup diyeceği sorulmamışsa da 11.6.2002 tarihli celsede doğum kaydına uygun sabıka kaydı okunup diyecekleri sorulduğu anlaşılmakla keyfiyet bozma nedeni sayılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin tahrikin derecesine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a)Mağdur Cengiz'in sol hemitoraksta aksiller bölgesine yakın kesinin toraksa nafiz olduğu anlaşılmış olup, sol lomber bölgedeki ikinci yaranın ise batına nafiz olup olmadığı hususunun belirsiz olması sebebiyle bunun açıklığa kavuşturulması için mağdurun tedavisinin yapıldığı Ankara Numune Hastanesi Acil Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi'nde yapılan ameliyatla ilgili tedavi müşahade evrakı ve raporlar temin edilip Adli Tıp Kurumuna gönderilerek ilgili İhtisas Kurulundan sol lomber bölgesindeki yaranın iç organ lezyonuna ve hayati tehlike geçirmesine neden olup olmadığı, kaç gün mutad iştigaline sebebiyet verdiği hususları açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre suç kastının tayini gerekirken, yapılmayarak eksik soruşturma ile yazalı şekilde suç vasfı tayin edilmesi,
b)Mağdur Aslan'ı yaralamak eyleminden TCK.nun 456/4, 457/1, 51/1, 59. ve 647/4 maddeleri ile verilen ağır para cezasında 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK.nun 30. maddesi gereğince bin lira küsurlarının atılması lüzumu bozmayı gerektirmiş olup;
Sonuç: Sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına ve aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle CMUK.nun 326. maddesi uyarınca ceza tür ve miktarı yönünden kazanılmış hakka riayet şartı ile BOZULMASINA 08.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy