(765 S. K. m. 51, 64, 65, 448)
Dava: Hüsnü 'i birlikte kasten öldürmekten sanıklar Fikret ile Nilgün'in yapılan yargılanmaları sonunda:Hükümlülüklerine ilişkin (A) İKİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2002 gün ve 288/198 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık Nilgün tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Fikret'in suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri tahfif sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Nilgün müdafiinin duruşmalı incelemede suçun sübut bulmadığına vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olaydan önceki muhtelif günlerde maktülün telefonla yaptığı müteaddit cinsel ilişki teklifinin, para karşılığı erkeklerle cinsel ilişkiye girdiği sabit olan sanık Nilgün tarafından reddedilmesine rağmen, maktülün teklifini olay günü de tekrarlaması üzerine, Nilgün'ün bu durumu eşi olan sanık Fikret'e açıkladığı, karısının fuhuş yaptığından haberdar olmadığı yolundaki savunmasını çürütecek delil bulunmayan Fikret'in eşi Nilgün ile maktülü öldürme amacında anlaştıkları ve Nilgün'ün daveti ile eve gelen maktül ile Nilgün'ün soyunuk halde bulundukları sırada, odaya giren Fikret tarafından öldürüldüğünün delillerden anlaşılmasına göre;
a)Mevcut deliller, suçun taammüden işlendiğini kabule yeter derece ve mahiyette bulunmamakla birlikte, maktülü öldürmek amacı ile eve davet edilmesi, plan gereği Fikret'in tuvalete saklanıp maktül ile Nilgün'ün soyunmasını bekledikten sonra gelip maktülü öldürmesi ve böylece sanıkların olay öncesi, sırası ve sonrasındaki tutum ve davranışları ile açığa çıkan suç kasıtlarındaki yoğunluk gözetilerek temel cezanın teşdiden tayini lüzumunun düşünülmemesi,
b)Fuhşa bulaşmış olsa da bir kadına isteyen herkesle yatma mecburiyeti yüklenemeyeceği cihetle, maktülün uzun süredir tevali eden cinsel teklif ve tacizlerinin, gerek Nilgün ve gerekse bunu öğrenen Fikret yönünden ağır tahrik seviyesine ulaştığının kabulü ile Nilgün ile Fikret'in konumlarındaki farklılık Fikret lehinde gözetilerek indirim oranı takdir edilmek suretiyle sanıklar hakkında TCK.nun 51/2.maddesinin tatbiki gerekirken yazılı şekilde tahrikin derecesinin belirlenmesinde hata edilmesi,
c)Sanık Nilgün'ün öldürme eyleminde asli maddi fail olduğu yolunda delil bulunmadığı, ancak bu sanığın iştiraki inzimam etmeksizin fiilin irtikabının mümkün olmayacağı sebebiyle eyleme iştirakinin TCK.nun 65/son madde ve fıkrasına mümas olduğu halde 64/1.maddesi delaletiyle hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık Nilgün vekilinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan her iki sanık yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy