(765 S. K. m. 62, 448) (5237 S. K. m. 81, 35, 36)
Dava: Sadık'ı görevi icabı kendisine verilen silahla yaralamaktan köy korucusu sanık Osman, Seyit'i adiyen yaralamaktan köy korucusu sanık Hüseyin'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin ( AMASYA ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.11.2002 gün ve 97/133 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile müdahil taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Mağdur Seyit'in davaya müdahil olmadığı anlaşılmakla sanık Hüseyin hakkında bu mağdura yönelik eyleminden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından vekilinin bu yöne ilişen temyiz inceleme isteğinin reddine,
2-Sanık Osman hakkında mağdur Seyit'e yönelik eyleminden açılan davayla ilgili olarak herhangi bir hüküm tesis edilmemişse de, her zaman mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Osman'ın mağdur Sadık'a karşı yaralama suçuyla sanık Hüseyin'in mağdur Seyit'e karşı müessir fiil suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Hüseyin ile ilgili olarak kurulan hüküm yönünden suç niteliği tayin, her iki sanık yönünden tahrik ve takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve eleştiri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Osman ve Hüseyin vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle CMUK.nun 322. maddesi gereğince; sanık Hüseyin hakkında mağdur Seyit'e karşı eylemi nedeniyle müessir fiil suçundan verilen para cezasıyla ilgili olarak hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilme işlemi sırasında 4806 sayılı Kanunla değişik TCK.nun 30 ve 2/2. maddeleri uyarınca bin lira küsuru hesaba katılmayarak sanığın bu suçtan 237.250.000.-lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesince TECİLİNE karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN sanık Hüseyin hakkında mağdur Seyit'e karşı müessir fiil suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
4-Müdahil Sadık vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a )Çiftçi malları koruma bekçisi olan sanık Osman'ın yanında diğer bekçi Hüseyin ile birlikte olay günü görevli oldukları bir sırada çiftçi malları koruma meclisi başkanlığınca yasaklanan bölgede mağdur Sadık ile kardeşi Seyit'in hayvan otlattıklarını görmeleri üzerine aralarında çıkan tartışma sonucu mağdurların kendilerine küfür etmeleri nedeniyle sanık Osman'ın taşıdığı tek kırma av tüfeğini mağdur Sadık'a tevcih edip öldürmeye elverişli bir mesafeden hedef seçmek suretiyle iradi bir şekilde ateş ederek karaciğerde, böbrekte, sağ hemitorksta çok sayıda saçmalar nüfuz etmesiyle toraks drenaj tüpü uygulanmasına neden olacak tarzda hayati tehlikeye maruz kılıp 45 gün iş ve gücünden kalır derecede yaraladığı anlaşılmakla, hasıl olan bu netice karşısında sanık Osman'ın eyleminin adam öldürmeye tam teşebbüs niteliğinde olduğunun kabul edilerek TCK.nun 448,62,251,51/1 ve 59. maddeleriyle cezalandırılması yerine yazılı şekilde suç vasfında hataya düşülerek eksik ceza tayin edilmesi,
b )Sanık Hüseyin hakkında mağdur-müdahil Sadık'a yönelik eyleminden açılan davayla ilgili olarak bir karar verilmemiş olması,
c )Davaya müdahil olmayan mağdur Seyit lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve ayrıca müdahil Sadık lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164/son maddesine aykırı olarak vekil yerine müdahil asıla verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup müdahil Sadık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık Hüseyin hakkında mağdur -müdahil Sadık'a karşı eylemiyle ilgili bir hüküm kurulmaması, sanık Osman hakkında tesis edilen hükmün de açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA 11.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy