(765 S. K. m. 29, 51, 448)
Dava: Sezgin 'i kasten öldürmekten mükerrir sanık Süleyman, işbu ölümle biten kavgaya fer'i fail şekilde katılmaktan sanık İsa 'nın yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin ( A )BİRİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2002 gün ve 169/296 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Süleyman ile müdahil taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Süleyman ve İsa'nın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Süleyman vekilinin duruşmalı incelemede suç vasfına, müdahil vekilinin suç vasfına tahrikin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
2-Sanık Süleyman vekili ile müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince,
a )Olay tarihinden 4-5 gün önce sanık Süleyman'ın arkadaşı İsa'ya maktulün oturduğu evi göstererek, onu takip edip geliş-gidiş güzergahını tespit etmesini istemesi üzerine, sanık İsa'nın da maktulü takibe alıp izleyerek durumdan sanık Süleyman'ı haberdar ettiği, olay günü de sanık Süleyman'ın arkadaşları ile çıktığı av dönüşü maktulü görmesi üzerine önceki yaralama olayının verdiği kızgınlıkla maktulü öldürmeye karar vererek arkadaşı tanık Erdal'ı arayıp ava gideceğim diyerek av tüfeğini isteyip silah temin ettikten sonra arkadaşı sanık İsa'yı arayıp maktulü vuracağını ve kendine yardımcı olmasını istediği, buluştuktan sonra maktulün tanık Ertuğrul'un marketinde bulunduğunu söyleyerek arabayı sürmesini istediği, maktulün markette olduğunu görmeleri üzerine maktulün evine gitmek için geçeceği ara sokağa aracı park ettikleri, bilahare maktulün evine gitmek için marketten çıkıp sanıkların olduğu aracı geçmesiyle maktülü takip edip durdurduktan sonra sanık Süleyman'ın araçtan inerek yakın mesafeden kafa bölgesine ateş etmek suretiyle öldürmüş olması karşısında, tasarlamanın unsurlarının oluştuğunun kesin olarak açıklığa kavuşmamasına karşılık olayın oluş şekli de nazara alınarak TCK.nun 29/son maddesi uyarınca asgari hadden uzaklaşılarak her iki sanık hakkında teşdiden ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b )Sanık Süleyman ve maktulün olaydan 1 ay önce arkadaşlarıyla bir bara eğlenmek için gittikleri, daha sonra gelen hesabın fazla olduğunu söyleyerek maktulün itiraz edip bar çalışanları ile tartışmaya başladığı, tartışmanın alevlenmesiyle sanık Süleyman'ın gelen hesap karşılığı bir miktar parayı masaya bıraktıktan sonra ortamın daha fazla gerginleşmemesi için maktulü tutarak arabaya bindirmek üzere oradan uzaklaştırmaya çalıştığı, tanık Ertuğrul beyanına göre maktulün aşırı alkollü olup itirazlarını sürdürerek gitmemek için direnip karşı koyması üzerine, sanık Süleyman'ın ikaz amacıyla maktule bir tokat vurarak arabaya bindirdiği, arkadaşları Yaşar ve Muammer'i evlerine bıraktıktan sonra, araçla dolaşırlarken maktulün sürekli "sen bana yanlış yaptın niye bana tokat attın" diye söylendiği, tuvalet ihtiyacı için durdukları sırada maktulün aynı sözleri tekrarlaması üzerine mahkemece de kabul edildiği gibi sanığın da "öyleyse sende gel bana vur" demesiyle maktulün de çok şiddetli bir şekilde tekme atarak sanığın mesanesini patlattığı, sanığın bu nedenle ameliyat olup 14 gün süreyle hastanede yattığının anlaşılması karşısında maktulden gelen bu davranışların sanık Süleyman lehine ağır tahrik kabul edilerek, ancak indirim oranı da mahkemesince takdir edilmek suretiyle TCK.nun 51/2.maddesi uyarınca verilen cezasından indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hafif tahrik hükmünün uygulanarak hüküm tesis edilmesi,
c )Maktulden kaynaklanan ve sanık İsa lehine tahrik oluşturacak bir husus bulunmadığı gibi, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde gerekçesi de gösterilmeden bu sanık lehine TCK.nun 51/1.maddesinin uygulanarak verilen cezasından indirim yapılması,
d )Sanık Süleyman suçta kullandığı av tüfeğini tanık Erdal "ava gideceğini söyleyerek" almış olup, hazırlık aşamasında da tanık Erdal'ın ön ödemede bulunması üzerine suça konu ruhsatsız av tüfeğinin müsaderesi için ilgili Sulh Ceza Mahkemesine dava açıldığının anlaşılmış olması karşısında "av tüfeğinin gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına iadesi" yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Süleyman vekili ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sanıklar hakkında kurulan hükümlerin BOZULMASINA01.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy