(765 S. K. m.448, 450)
Dava: Hüdaverdi'nin canavarca bir his saikiyle birlikte öldürmekten ve hırsızlıktan sanıklar Tuğrulhan ile Teysir'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Hatay Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.10.2002 gün ve 222/376 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş, sanık Teysir duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile dairemize gönderilmekle; sanık Teysir hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Sanıkların geceleyin süknaya mahsus yerde hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılmasına göre TCK.'nun 492/1. maddesi yerine 491/ilk maddesiyle hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Delillere ve dosya kapsamına göre tahrikin derecesinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede buna ilişen bozma istemine iştirak edilmemiştir.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde cezayı azaltıcı sebeblerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Tuğrulhan müdafiinin temyiz dilekçesinde yasal savunma hali bulunduğuna ve tahrikin derecesine, sanık Teysir müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında yasal savunma veya bunun aşılması halinin mevcut bulunduğuna, tahrikin derecesine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; a- Pek çok öldürücü vasıfta yara ika edilmesinin, başlı başına suçun canavarca his sevkiyle işlendiğini kabule yeterli bulunmadığı gibi haksız tahrik altında suç işlenmesinde de canavarca his sevkinden söz edilemeyeceği, öldürdükten sonra sırf cesetten ve cezadan kurtulmak amacıyla cesedi parçalama girişimlerinin de suçun vasfını değiştirecek mahiyette bir vakıa olmadığı cihetle, yara çokluğu ve suç kasıtlarındaki yoğunluk teşdid sebebi yapılarak sanıkların adam öldürme suçundan TCK.'nun 64/l. maddesi delaletiyle 448, 51/1, 55/3 ve 59. maddeleri ile tecziyeleri gerekirken yazılı şekilde suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülmesi,
b- Sanık Tuğrulhan hakkında Hatay Sulh Ceza Mahkemesinin 2000/42 esas sayılı ilamı ile verilip 29.06.2001 tarihinde infaz edilen 40 milyon lira ağır para cezasına dair mahkumiyetin TCK.'nun 81/2-3.maddesinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
c- Sanıkların para cezalarının infaz sırasında taksitlendirilmesini önleyecek tarzda 647 Sayılı Kanunun 5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d- Sanıklara hırsızlık suçundan verilen para cezasında 4806 Sayılı Kanunla değişik TCK.'nun 30. maddesi uyarınca bin lira küsurunun atılarak hesap yapılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirip sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan hükmün kazanılmış hakka riayet şartıyla CMUK.'nun 326. maddesi uyarınca kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 7.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy