(2863 S. K. m. 70, 74) (765 S. K. m. 30, 36, 59, 95) (4616 S. K. m. 1)
Dava: 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan sanık Hasan Hüseyin Sarılar'ın yapılan yargılanması sonunda, 2863 S.Y. nın 74/2, TCK. nun 59, 95 ve 36. maddeleri gereğince 10 ay ağır hapis ve 118.638.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.9.2001 gün ve 2001/84 Esas, 2001/256 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 3.3.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle tebligata rağmen gelmeyen ve bir vekilde göndermeyen sanık hakkındaki temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin suç unsurlarının oluşmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına ve 647 Sayılı Yasanın lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Suça konu eserlerin üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden seçilecek bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak 2863 Sayılı Yasa Kapsamına girip girmediğinin tespiti gerekirken, müdahil idareye bağımlı müze görevlilerinin verdiği rapor esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de: Suça konu taşınır kültür varlıklarının sanığın dükkanında ihbar üzerine ele geçirilmiş bulunmasına, sanığın savunmasındaki suç konusu eski eserleri dedektör yardımı ile arazi üzerinden topladım iddiası kazı yapmak suretiyle define aramak suçunu oluşturmayacağı gibi, inandırıcı da bulunmadığından ve define aramak amacıyla kazı yapıldığına ilişkin bir delil de olmamasına göre, eylemin taşınır kültür varlığını izinsiz bulundurma suçu olarak kabulüyle, 2863 Sayılı Yasanın 70. maddesi yerine aynı yasanın 74/2. maddesi ile hüküm kurulması,
3- Sanığın öncesi ertelenmiş mahkumiyetinin 4616 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Suçta ne şekilde kullanıldığı anlaşılamayan dedektörün sanığa iadesi yerine TCK. nun 36. maddesi uyarınca zoralımına karar verilmesi, yasaya aykırı;
5- Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsrünün atılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy