(647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 30) (5237 S. K. m. 61)
Dava: Cengiz'i kasten öldürmekten sanık Tufan ve Ferhat'ı yaralamaktan sanık Soner ile adı geçen sanık Tufan'ın yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ve adları geçen sanıklar Tufan ile Soner 'in üzerlerine atılı diğer suçlardan beraatlerine ilişkin ( Ü )Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2002 gün ve 350/354 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık Tufan taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre sanık Soner hakkında mağdur Ferhat'ı yaralamaktan kurulan hüküm hariç tutulmak üzere yapılan incelemede:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Tufan'ın maktülü öldürme, mağdur Ferhat'ı yaralama suçlarının sübutu kabul, mağdur Ferhat'ı yaralama suçundan oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Tufan hakkında gasp suçundan, sanık Soner hakkında öldürme ve gasp suçlarından elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede olmadığından bahisle beraat kararları verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık Tufan müdafiinin, öldürme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak subuta, vasfa, tahrikin derecesine, yaralama suçunda tahrikin varlığına ilişen ve yerinde görülmeyen, sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
a )Her iki sanığın da evsiz ve parasız oldukları, parklarda yatıp kalktıkları, olay gecesi bulundukları parkın yakınında arkadaşlarını bekleyen maktul ve mağduru görünce, kendilerine homoseksüel süsü vermek suretiyle onları gasp etmeye karar verdikleri, sigara isteyerek şahıslarla yakınlaştıkları, sonra da maktul ve mağdura isterlerse onlarla ilişkiye girebileceklerini söyledikleri, yapılan anlaşma sonucu maktulün kullandığı arabaya binerek gezmeye başladıkları, ilişkiye girmek için uygun bir yer arayan maktulün onları ormanlık bir alana götürdüğü, arabadan inince hava soğuk olduğundan ateş yakmak için odun toplamaya başladıkları, bu sırada zaten oraya gasp niyetiyle gelmiş olan sanık Tufan'ın fırsattan istifade maktüle saldırarak onu seri halde bıçaklamaya başladığı, bunu gören mağdur Ferhat'ın arkadaşına yardım için o tarafa yönelmesi üzerine bu kez de onu engellemek isteyen sanık Soner'in Ferhat'a bıçakla vurduğu, bir süre boğuştukları, Soner'den kurtulan Ferhat'ın diğerlerinin yanına gittiği, orada da Tufan tarafından bıçaklandığı, maktül ve mağdurun yerde kaldıkları, sanıkların panikledikleri, öncelikle oradan kaçabilmek için her ikisinin üzerinde arabanın anahtarlarını aradıkları ancak bulamadıkları, bu arada maktülün cep telefonunu, cüzdanını, arabanın teybini, mağdurun montunu aldıkları, fakat daha sonra gasp suçundan cezalandırılmaktan korktukları için araba teybi ve cep telefonunu biraz ileriye attıkları, montu üzerlerine giydikleri, cüzdandan da maktülün kredi kartları ile bazı kimlikleri yanlarına alarak oradan uzaklaştıkları dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık Tufan'ın öldürme suçundan TCK nun 450/7,55/1 yaralama suçundan TCK nun 456/4,457/1-2,55/3 gasp suçundan TCK nun 497/1,55/3 maddeleriyle, sanık Soner'in öldürme suçundan TCK nun 450/7,65/3,55/3 gasp suçundan TCK nun 497/1,55/3 maddeleriyle tecziyesine karar verilmesi gerekirken, sanıkların aşamalarda cezadan kurtulmak için öne sürdükleri samimiyetsiz ifadelere binaen yazılı şekilde karar verilmesi,
b )Uygulamaya göre de, sanık Tufan hakkında mağduru yaralamaktan kurulan hükümde, hapis cezası 647 Sayılı Kanun'un 4. maddesine göre paraya çevrilirken, 4806 Sayılı Kanun ile değişik TCK nun 30. maddesi gereğince hesaplarda bin liranın küsurunun atılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, fazla ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Tufan müdafi ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmekle, sanık Tufan hakkındaki hükümlerle, sanık Soner hakkındaki beraat hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy