(765 S. K. m. 51, 73, 448, 450/8) (5237 S. K. m. 29, 81, 82)
Dava: Vasıl olduğu gayeye ulaşamamaktan duyduğu infial ile Bekir'i öldürmekten geceleyin konutta hırsızlıktan sanık Ahmet'in yapılan yargılanması sonunda; altı ay geceli-gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin ( Muğla Ağır Ceza Mahkemesi )nden verilen 11.10.2002 gün ve 216/405 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde konutta geceleyin hırsızlık eyleminde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, sair yönlerden savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışındaki isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin sanığın savunmasının CYUY.nın 135. maddesine aykırı alındığına, delil teşkil etmeyeceğine, eksik incelemeye, suçların sübut bulmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
1- Adam öldürme cürmünde suçun vasfı ve haksız kışkırtma yönünden;
Maktulenin eşi Zahide'nin beyanı, tanık Turgay'ın tamamlayıcı şahadeti ve 28.4.2001 tarihinde sanığın yer göstermesi sonucu varlığı saptanan gömü çukurunun durumu, çukur yakınında gözlemlenen kürek ve maktulün evindeki belirlemeler itibariyle; sanık Ahmet'in, "yerini maktul Bekir'e bildirdiği tarihi eser niteliğindeki altın karışımı eşyanın maktul tarafından gizlice ve kendisine haber verilmeden alınıp saklandığına, altınlarını istemesi üzerine maktulün tenasül uzvunu göstererek bunları alırsın demesi sonucu çıkan tartışma sürecinde maktulü onun evindeki balyoz ile öldürdüğüne, bilahare tenasül uzvunu kestiğine, evde altınları aradığına, bulamayınca bir kısım eşyayı aldığına" yönelik savunmasının aksi sabit olmaması karşısında, kuşkunun lehe yorumlanması ilkesine bağlı kalınarak, TCY.nın 448, 51/1. maddelerince hüküm kurulmak yerine, kuşkuyu aleyhe yorumlamak ve varsayıma dayalı bir kurgulamayla olayı senaryolandırmak neticesi yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre;
TCY.nın 450/8. maddesince hükmedilen müebbet ağır hapis türünün "TBMM.'ce idam cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlere mahsus" olduğu gözetilmeyerek 4771 sayılı Yasanın 1/B. maddesi uyarınca,TCY.nın 73. maddesine göre hırsızlık cezasına karşılık tertip olunan hücrenin 2 katına çıkarılması zaruretinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyizi isabetli görülmekle re'sen de temyize tabi kabili temyiz hükümlerin tebliğnamedeki görüş kısmen benimsenerek BOZULMASINA, 16.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy