(765 S. K. m. 51)
Dava: Fehmi'yi kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten, Mehmet, Nihat, Mehmet Fatih ile İlhan 'ı ayrı ayrı silahla yaralamaktan sanık Kamil'i, işbu kavgada korkutmak maksadı ile silah boşaltmaktan sanık Aziz ile işbu yaralama ile biten kavgada yaralı İlhan'a el uzatmaktan sanıklar Kadir ve Selçuk 'u ve izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Kamil ile Aziz 'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ve diğer sanıklar Sami, Cemil, Sinan, Ahmet, Musa, Ercan, Nurdoğan ile Mehmet 'in üzerine atılı suçlardan beraatlarına ilişkin ( Ü )İKİNCİ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.1.2003 gün ve 501/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Müdahale kapsamında bulunmaması nedeniyle, sanık Kamil hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan dolayı verilen mahkumiyet hükümlerine karşı müdahiller vekilinin yetkisi dışında açtığı temyiz davasının reddine karar verilmiştir.
2-Müdahiller Fehmi ve Mehmet müdafiinin temyiz dilekçesindeki sınırlayıcı ifade gözetilerek temyiz davasının sanık Kamil'in adı geçen müdahillere yönelik öldürmeye tam kalkışma ve silahla yaralama hükümlerine hasredildiği kabul edilmiş, sair hükümlerle ilgili olarak da temyiz davasının varlığını kabul eden ve inceleme talep eden tebliğnameye itibar edilmemiştir.
3-Temyiz davası kapsamıyla sınırlı incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Kamil'in mağdur müdahil Fehmi'yi öldürmeye tam kalkışma ve mağdur müdahil Mehmet'i silahla yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde ve bıçak darbelerinin nitelik ve nicelikleri isabetle değerlendirilerek suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin derecesi takdir kılınmış, savunması sair yönlerden inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahiller vekilinin müdahil Mehmet'e karşı da öldürmeye teşebbüs suçunun işlendiğine ve olayda tahrik hali bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
4-Ancak;
A )Mağdurlar safında yer alan Nihat'ın olaydan önceki günlerde bazı yandaşlarıyla sanık Kamil'in işyerine gelip olay çıkardıkları, kahvehanesinin camlarını kırıp iş ortağı ve eniştesi olan Kadir'i tartakladıkları, haklarındaki şikayet sonrasında karakolca serbest bırakılmaları üzerine olay günü sanık Kamil ve bazı yakınlarının aralarındaki çelişkiyi konuşmak üzere Nihat'ın işyerine topluca gittikleri, gelişen kavga sürecinde sanık Kamil tarafından Nihat'ın safında yer alan müdahiller Fehmi ile Mehmet'in bıçaklandığı yerel mahkemece kabul edilerek ağır kışkırtmanın varlığına ve en üst düzeyde indirimi gerektirdiğine karar verildiği anlaşılmakta ise de; mağdur müdahillerin herbirinden kaynaklanan kışkırtmanın varlık ve düzeyi denetlenebilir açıklıkla belirlenmediğinden,
a )Önceden vuku bulan ve iddianame içeriğine göre 2001/32496 ve 32503 Hz. nolara kaydedilen soruşturma belgeleri getirtilip incelenerek ve dosyasına konularak, konularının, mağdurları ile sanıklarının kimler olduğunun belirlenmesi,
b )Haksız kışkırtmaya dayanak tutulan bu olaylarda mağdur müdahiller Fehmi ile Mehmet'in yer alıp almadığına ve olay günü de Nihat'a yardımcı olup olmadıklarına netlik kazandırılması,
c )Olay günü sanık Kamil ve yandaşlarının mağdur Nihat'ın işyerine gidiş amacının karşı saldırı olup olmadığı değerlendirilerek, tahrikin kişiselliği ilkesi de gözetilmek suretiyle Fehmi ve Mehmet'in sorumlu tutulabileceği tahrik hali olup olmadığının ve olmuşsa niteliği ve derecesinin takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile ve salt savunma tanıklarının yetersiz beyanlarına itibar edilerek, ağır kışkırtmanın varlığına ve en üst düzeyde indirimi gerektirdiğine hükmedilmesi,
B )Sanık Kamil'in müdahil Mehmet'e yönelik eyleminden dolayı verilen cezanın 647 sayılı Yasanın 4. maddesince ağır para cezasına çevrilmesinde ve sonuç cezanın tertibinde hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren ve bin lira küsurunun nazara alınmayacağı ilkesini getirerek lehte değişiklik yaratan 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30. maddesi mucibince yeniden hüküm kurulması zorunluluğunun doğması,
C )Yeniden kurulacak hükümde sanıktan alınarak müdahil tarafa verilecek ücreti vekaletin müdahil vekiline ait olacağının hükme bağlanması gereği,
Sonuç: Bozmayı gerektirmek ve müdahiller vekilinin temyizi bu yönleriyle isabetli görülmekle sanık Kamil'in temyiz davasına konu anılan hükümlerinin kısmen tebliğnameye uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy