(765 S. K. m. 2, 70, 450/9) (4771 S. K. m. 1) (5237 S. K. m. 7, 82)
Dava: ( Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 21.10.1992 gün ve 15/263 sayılı hükmüyle; 9-10 Aralık 1987 tarihinde iki kişiyi mevsufen öldürmesi nedeniyle TCY.nın 450/9. maddesi uyarınca iki kez idam cezasıyla cezalandırılan ve kesinleşen cezasının infazı sürdürülmekte olan hükümlü Nedim'in, 9.8.2002 günü yürürlüğe giren ve TCY.nın 450. maddesinde yazılı suçların idam cezasını müebbet ağır hapse dönüştüren 4771 sayılı Yasadan nasıl yararlanacağı keyfiyetinin tespitinde, anılan mahkemece, "idam cezalarının müebbet ağır hapse dönüştürülmesine ancak geçmişte yürürlüğe giren 3713 sayılı Yasadan yararlanma hakkı bulunduğundan cezalarının içtima ettirilmeyerek her bir müebbet ağır hapis nedeniyle 8'er yıl olmak üzere 16 yıl ağır hapis cezasının infazı koşuluyla şartla salınabileceğine" evrak üzerinde yapılan inceleme ile 4.10.2002 gün ve 2002/511 Müt. sayıyla karar verilmiş ve işbu karar acele itiraza uğramamakla kesinleştiğinden Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğü ifadeli 1.7.2002 gün ve 32106 sayılı yazılı emre atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.8.2003 gün ve Y.E. 2003/115427 sayılı tebliğnamesiyle bozulması talep edilip; "hükümlünün iki idam cezasının 4771 sayılı Yasanın 1/A maddesi hükmü gereği müebbet ağır hapis cezalarına çevrilmesinin zorunlu bulunduğu ancak anılan maddenin ( b ) alt bendinde TCY.nın 17, 647 sayılı Yasanın 19 ve Ek 2. maddelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlere ilişkin hükümlerinin saklı tutulduğu gözetilerek sanık lehine kabul edilip uygulanan 3713 sayılı Yasanın geçici 1/a maddesi gereğince çekmesi gereken cezanın 10'ar yıl olarak tespiti ve toplam 20 yıl üzerinden yerine getirilmesi suretiyle şartla salıverilmesi gerektiği gözardı edilerek yazılı biçimde karar verilmesinde isabet bulunmadığına" işaret olunmakla Yargıtay Birinci Ceza Dairesi'ne tevdi edilen infaz evrakı incelendi, konu görüşüldü gereği düşünüldü:
Karar: 9.10.1987 tarihinde öldürdüğü iki kişi nedeniyle TCY.nın 450/9. maddesinin uygulamasıyla iki kez idam cezasına mahkum edilen ve kesinleşen hükmünün infazı nedeniyle cezaevinde bulunan hükümlü Nedim'in, lehte hüküm taşıyan yasa niteliğindeki 4771 sayılı Yasadan TCY.nın 2/2. maddesi uyarınca yararlandırılmasında;
1- Yöntem, değerlendirme ve ulaşılacak sonuç itibariyle;
a ) Lehteki 4771 sayılı Yasanın uygulamasıyla idamdan dönüştürülecek cezaların iki müebbet ağır hapis olması, birinin esas alınıp diğerinin TCY.nın 70. maddesince hücre hapsine çevrilmesi zorunluluğunun bulunması, hücre hapsinin ise süre itibariyle takdire bağlı değişimler gösterebilmesi karşısında, süreklilik kazanan içtihatlar uyarınca; incelemenin duruşma açılmak suretiyle yapılıp yeni hükmün "temyiz yasa yolu" açık olmak üzere verilmesi,
b ) Duruşmalı olarak yapılacak değerlendirmede sübuta, vasfa, TCY.nın 29. maddesince cezanın artırım veya eksiltmesini gerektiren uygulamalara yeniden girilmemesi ve kişinin hükümlü sıfatını aldığının gözetilmesi,
c ) TCY.nın 2/2. maddesinde öngörülen ve "tatbik ve infaz olunur" biçiminde ifade olunan sıralamaya göre; öncelikle maddi ceza hukukuna ilişkin yeni hükmün belirlenmesi, bu bağlamda; 4771 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 450. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca iki idamın iki müebbet ağır hapse dönüştürülmesi, işbu müebbet ağır hapislerin "TBMM.nce idam cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlere mahsus türden" olduğu da gözetilip biri uygulamaya esas alınmak diğeri ise 4771 sayılı Yasanın 1. maddesi ( B ) bendi şevkiyle TCY.nın 70. maddesi uyarınca iki katı üzerinden hücreye çevrilmek suretiyle infaza esas alınarak yeni cezanın hükme bağlanması, bu yeni cezanın, iki idama ilişkin ilkinin geçerliliğini kaldırıp onun yerine kaim olarak infaza konu tek ve yegane hükmü oluşturacağı gerçeğinin gözönünde tutulması,
d ) Türk ceza hukuk sisteminde içtima zorunluluğunu dışlamak suretiyle iki müebbet ağır hapsin bağımsız birer ceza olarak infazına olanak veren hüküm bulunmadığından ve keza geçmişten bu yana yürürlüğe konulan infaz ve infazı iyileştirici normlarda da bu genel kaideye istisna teşkil eden ayırıcı bir hüküm yer almadığından, içtimaya ilişkin olup işbu cezaları "hücreli tek müebbet ağır hapis" olarak toplamayı zorunlu kılan TCY.nın 70. maddesinin mutlak suretle tatbikiyle yeni cezanın saptanması lüzumunun gözetilmesi,
e ) Lehteki yasanın tatbikiyle yeni cezanın belirlenmesi evresi ve işleminde, kişinin yararlanabileceği infaz statüleri ve normlarının etkisinde kalınmayarak bu normların müteakip infaz evresini ilgilendirdiğinin düşünülmesi,
f ) Maddi ceza hukukuna ilişkin olan ve öncelikle sonuçlandırılmasında zorunluluk bulunan "yeni cezanın tespit ve kesinleştirilmesi" işleminin sonrasında, sadece bu yeni hükmün infaza esas alınması suretiyle, geçmişten bu yana yürürlüğe giren ve kişinin yararlanması olanağı bulunan infaz statülerinin değerlendirilip en lehte sonuç verecek olanının tercih ve tatbikiyle koşullu salıverme tarihinin belirlenmesi,
2- Bu değerlendirmeler ışığında;
a ) Hükümlü Nedim'in iki idam cezasının 4771 sayılı Yasanın 1. ve TCY. nın 2/2. maddesi uyarınca duruşmalı inceleme ile müebbet ağır hapislere dönüştürülmesi sonrasında işbu müebbetlerin "TBMM.ce idam cezasının yerine getirilmemesine karar verilenlere uygulanan türünü oluşturduğu" gözetilerek bir tanesinin temel alınması ve diğerinin Yasanın 1. maddesi ( B ) bendi şevkiyle TCY.nın 70. maddesince süresi takdir edilecek hücre hapsine çevrilmesi yoluyla yeni cezanın saptanması, bu cezanın kesinleştirilip iki idama mahsus ilkinin yerine kaim tutularak infaza konu edilmesi, hücreli müebbet mahiyetindeki bu tek cezaya uygulanabilecek infaz statülerinden; 647 sayılı Yasanın 19. ve Ek 2. maddelerine ilişkin olanının en aleyhte olması, 4616 ve 4758 sayılı Yasalara ilişkin bulunanın dahi aleyhte netice verir bulunması karşısında en lehte hükümler içeren 3713 sayılı Yasanın geçici 1/a maddesi gözetilerek hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin belirlenmesi,
b ) Her ne kadar 4771 sayılı Yasanın 1. maddesi ( A ) bendi ( b ) alt bendinde "yasa uyarınca dönüştürülmüş müebbet ağır hapislerde TCY.nın 17. ve 647 sayılı Yasanın 19. ile Ek 2. maddesi hükümleri yönünden TBMM tarafından idam cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlere ilişkin hükümlerinin saklı tutulduğu" açıklanmış ise de, bu hükmün, hakkında 3713 ve 4616 sayılı Yasaların iyileştirici infaz statüleri uygulanamayacak kişilere tatbik edilebileceği gözetildiğinde, 3713 sayılı Yasadan yararlanma hakkını kazanan icap eden hükümlü Nedim'e tatbikinin olanaksız bulunması,
c ) içtima sonucu müebbet ağır hapse dahil edilen hücrenin, infaz kurumunda ayrıca ve ek olarak geçirilmesi gereken süre olmayıp müebbet ağır hapsin bir bölümünün ağırlaştırılmış infaz biçimini teşkil ettiği gözetilerek hükümlü Nedim'in o ana dek geçirdiği müddet gerekli süreyi karşılamaya yeterli ise, süreklilik kazanan içtihatlar uyarınca, hücre nedeniyle ayrıca infaz kurumunda tutulamayacağının nazara alınması,
Gerektiğinden ve;
3- Bu değerlendirmenin sonucu olarak;
Eskişehir ikinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin yazılı emre konu kararının; duruşmalı inceleme ve temyize tabi olacak yeni hüküm kurma yerine evrak üzerinde değerlendirme yapıp acele itiraza tabi mahiyette karar verme yöntemi nedeniyle usule aykırı ve hukuki değerden yoksun mahiyet arzettiği, açıklanan gerekçelere ve izah edilen sonuca aykırı düşüp her bir müebbet ağır hapsi içtima dışı tutarak ve 8'er yıl hesabıyla toplam 16 yıl ağır hapsin infazını gerekli sayması nedeniyle de yasaya aykırı olduğu,
Yazılı Emre dayalı bozma isteğinin ise her ne kadar bozmaya yönelik sonuç talep yönünden doğru ise de, içtimanın zorunluluğunu kabul etmeyip her bir müebbet ağır hapsin 10'ar yıl hesabıyla toplam 20 yıl üzerinden infaz edilmesi gereğini savunur olması yönünden isabetli bulunmadığı belirlenmiş, yukarıda sıralanan nedenler karşısında yazılı emrin değişik gerekçeyle kabulü ile hukuki değerden yoksun Eskişehir ikinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4.10.2002 gün ve 2002/511 Müt. sayılı kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 1) Adalet Bakanlığı'nın 1.7.2003 gün ve 32106 sayılı yazılı emrine dayalı olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.8.2003 gün ve 2003/Y.E. 115427 sayılı tebliğnamesinin, değişik gerekçeyle kabulüyle, hükümlü Nedim hakkında Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 4.10.2002 gün ve 2002/511 Müt. sayılı kararının usul ve yasaya aykırılığı ve hukuki değerden yoksunluğu gözetilerek CYUY.nın 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Müteakip işlemlerin, sıralanan açıklamalar doğrultusunda CYUY.nın 3206 sayılı Yasayla değişik 343/son maddesince yerel mahkemece yerine getirilmesine,
3) yerel mahkemece yürütülecek duruşmalı incelemenin alacağı süreye ve hükümlünün infaz kurumunda geçirdiği müddete göre, TCY.nın 2/2 maddesince belirlenmesi gereken cezasının 3713 sayılı Yasanın geçici 1/a maddesi uyarınca infazı gereken müddetini doldurduğu belirlendiğinden daha ziyade zarar görmemesi için ( TAHLİYESİNE ), konu hükümleri nedeniyle ve başka suçtan hükümlü ya da tutukluluğu da gözetilerek telle salıverilmesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
4) infaz evrakının acele kaydıyla mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ( TEVDİİNE ) 30.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy