(765 S. K. m. 50, 51, 448) (1412 S. K. m. 310)
Zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz etmek suretiyle Sayim'i kasten öldürmekten sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ve diğer sanıklar Nurhan ile Remziye'nin üzerlerine atılı müsnet suçtan beraatlarına ilişkin Eyüp İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.2.2003 gün ve 33/21 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Mehmet ve müdahiller taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Sanık Mehmet vekilinin yüzüne karşı verilen kararı yasal süreden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla sanık vekilinin süresinden sonra vaki temyiz inceleme isteğinin CMUK.'nun 310. maddesi uyarınca reddine,
2-Müdahiller Mehmet ve Bilen'in temyiz talepleri üzerine yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mehmet'in adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul ve kısmen reddedilmiş, sanıklar Nurhan ve Remziye'nin üzerlerine atılı suçtan elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede bulunmadıkları mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahiller Mehmet ve Bilen'in bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Nurhan ve Remziye'nin beraatlarına dair hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Sanık Mehmet hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanığın maktulün elindeki tabancayı zorla aldıktan ve böylece kendisine veya yakınlarının hayatına yönelik mutlak tehlike hali zail olduktan sonra ateş edip sırttan giren ve öldürücü etki yapan mermi de dahil onu 3 yerinden vurup öldürdüğünün, mermi isabet yerlerinden ve dosya kapsamından anlaşılmasına, mahkemece de oluşun bu şekilde vuku bulduğunun kabul edilmesine, başlangıçta mevcut bulunan yasal savunma halinin maktulün elinden tabanca alındıktan sonra ortadan kalkmış bulunmasına göre, eylemin yasal savunma veya bunun aşılması suretiyle değil ağır tahrik altında gerçekleştirildiğinin kabulü ile sanığın TCK.'nun 448,51/2 ve 59. maddeleri ile tecziyesi gerekirken TCK. 'nun 50. maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı ve müdahillerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 17.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy